Allahım, Kurânında «Ben ne güzel dua kabûl ediciyim!» buyuran sen, kabûl et duamı!.. Benimkiyle beraber, masum çocuklarımın, mahzun zevcemin, mübarek annemin ve beni seven Müslümanların da duasını kabûl et… Biliyorum, elleri dua kıblesine açılmış sana yalvarıyorlar. Biliyorum ki, dünya ne öküzün boynuzunda, ne de güneşin cazibesinde duruyor. Dünya, bir püfün, bir nefesin, göze görünmez bir şeyin, bir akışın, bir fışkırışın sadece aşkın ve duanın üstünde duruyor. O ne püftür ki, o, bütün madde, bütün sıkletiyle onun üstündedir. Ve ona püf gibi gelmektedir. Yunus Emre’nin dediği gibi, şu şunun, bu bunun ve nihayet her şey duanın üstünde… Kabûl et bu duayı Allahım… Sen ki, ona, bu ateşi, bu kuvveti, bu kanadı verdin, yine sen tutuştur onu, ulaştır onu, yükselt onu ve kabûl et Allahım..