Dolayısıyla, ilkel toplumlar-
da birey, toplumdan ayrı bir bütün olarak varolamaz.
Önemli olan, aile, kabile ya da köydür. Ancak sonraları, insanlar
arazi sahibi olup ekonomik bağımsızlıklarını kazandıkça
hak sahibi olmaya ve bireyleşmeye başlamışlardır.
ikel toplumlarda cezalar
daha acımasızdır. Çünkü yeterince yapılaşmamışlar-
dır ve bundan ötürü de güvensizdirler. Bir toplum oturdukça
cezaları da hafifler.
Gerçekten de insan, başkalarıyla
birlikteyken birçok şeyi daha iyi yapar. Ama kendi
içinde yine de yalnızdır ve içinde yaşadığı dünyaya karşı yürekli bir savaş vermek zorundadır.
însan, varolduğu günden bu yana sürekli olarak içinde yaşadığı
dünyayı ve evreni tanımaya ve .anlamaya çalışmış, ancak
bu çabası içinde en az tanıyabildiği varlık yine kendisi olmuştur.