“…şu kalabalığa ne söylerdi acaba? Hayata dair, insana dair, aşka ve hüsrana dair…Meraksız ,heyecansız, tasasız, hasretsiz, insanlara, günlerce yüreği ürpermeyenlere ne anlatırdı?”
“Konuşmayınca insanın boynu bükük kalıyor, yalnızlaşıyor. Aslında, ”yalnız kalmayı bilmek “nimettendir diyenlerde var. İnsan kendi iç âlemine dönünce bir nevi kalafata çekiliyor. Kendini tamir etme fırsatı buluyor. Kırıkları onarıyor, delikleri yamıyor, yırtıkları dikiyor.”