“Söz dediğin iki kalbin arası ;söz demlenin o yerde ,vücut bulsa, bir küçük sohbet kuşu cik cik diye yuva kursa iki gönül arasında Haldaş olup iki güzellik yudumlamadıktan sonra bu çorak dünyanın kahrı mı çekilir? Memduh Cumhur’ca söylersek. ”Hâl ehline dost olmaya gelmedik mi bu cihana”
Fethi Gemuhluoğlu, ta 1959'da "Türkülerle de, dualarla da hüznümüz Allah'adır bizim,” diye yazmıştı. "İmzası millet olan, halk olan, insan olan türküler... İnsanoğlu türküsüz kaldığı zaman gurbettedir diyeceğiz. Türküler bitip tükenirse hatırasız, sevdasız ve yalnız kalır diyeceğiz...” Hem, biz bu türküleri sokakta bulmadık.
"Rahmetlere gark olası bir amcam vardı, çirkin bir iş gördü mü, 'Elin derdi beni kocatacak,' derdi. Kocamak da neymiş? Görse ki, elin derdi beni öldürecek... Aman azizim! Sen sen ol, yerimde miyim diye arada bir etini çimdikle, Allah esirgesin kayar gidersin elimizden de ruhumuz duymaz...”
'Umumi Harp biter bitmez Berlin'de iki dükkân açılmış; biri çiçekçi, biri kitapçı. Müthiş bir bilgiydi. Biraz kendimizi yokladım; bize ne oldu gözümün nuru, bize ne oldu böyle?"