Küfürbaz, aykırı, inanılmaz sürükleyici diliyle Céline, yer yer otobiyografik anlarda serptiği bu romanı 'Gecenin Sonuna Yolculuk' romanından sonra belki de onun kadar sevdiğim ender başyapıtlardan biri. Spoiler vererek beklenti dünyanızı şekillendirmek istemiyorum. Savaş öncesi Paris'i eşitsizlikleri günümüzden çok farkı olmayan adaletsizlikleri ve her pencereden farklı bir yaşamı bulabileceğimiz roman şair-i azam İsmet Özel'in Üç Frenk Havası şiirinde 'Ölümle şaka olmaz diyenler kıyasıya yanıldılar bu çağda Taksitle Ölüm diye bir roman yazıldı artık Önce Öl/Sonra Öde denilmek suretiyle aşılıp geçildi bu roman...' kendine saygıyla yer bulmuştur.
Louis-Ferdinand Céline, yahudi sempatizanı bir yazar olsa ya da en azından bu kadar düşman olmasa muhtemelen hayata 1961'de gözlerini yummuş olsa da günümüz romancılarından daha çok konuşulurdu diye düşünüyorum. Hakan Günday'ın yazarlık serüvenine atılmasının müsebbibi olan yazar...!
Araf ARHAN