Hani şimdi biz haykırırız
Cevap:
Açılır kara kaplı kitap; Zindan.
Kayış kapar kolumuzu
Kırılan kemik, kan.
Hani şimdi bizim soframıza
Haftada bir et gelir
Ve çocuklarımız işten eve
Sapsarı iskelet gelir.
''Kızılcıklar oldu mu, selelere doldu mu?
Gönderdiğim çoraplar ayağına oldu mu? ''
Hikayesi: Dobrucalı bir genç Romanya zamanında Karpat Dağları’na yakın bir yere askere gider.
Sevgilisi, ‘kızılcıklar oldu mu’ diye sorar mektubunda.
Kızılcık, sonbaharı hatırlattığından havalar da soğumaya başlamıştır.
Bu yüzden gönderdiği çorapların ayağına olup olmadığını da merak etmektedir.
Böylece Dobruca-Deliorman yöresine ait bir türkü doğar ve çok sevilir.
Özledim seni, düştüm yollara
Açtım gönlümü rüzgarına
Bir hayaldi sanki, bir macera
Yıkıldım. Kelimeler paramparça
Yandım, Yandım
Yandım yandım ahhhh ki ne yandım!
Bana yeniden şarkılar söyleten kadın
Baka baka doyamadım, hem kokladım da
Sarhoşluğu geçmedi hala
....
..
.
“Yandım’ın çıkış yeri evet Medine’de olmuştur. İlk gün ‘yandım yandım’, ilk gün ‘yandım’ çıkmıştır, ikinci gün o ‘ah ki ne yandım’ çıkmıştır. O zaten şarkının bir çeşit de gizli bir sihirli kodudur orada ‘ah ki’ takısı. Müzik de cuk oturmuştur üstüne. Yani bazen ben söylerim melodi çok önemlidir, söz sonra gelir derim ama aslında tabi Yandım’ı da başka sözlerle tuhaf olabilir yani o anlamda bu neticede bir bütündür. Sonra diğer kısımlarını başka zamanlarda başka şehirlerde yazdım ama konuyu onun etrafında topladım.”
Mazhar ALANSON
“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin.”
Gazze yanarken susan, zalimin safındadır! Allah birlik emretti, biz ise koltuk sevdasında bölündük. Kanımız kurudu, vicdanımız öldü!
Uğruna ölünecek gerçekten yarım kalan hayatların kaygısını gütmeden ölünecek bir dava var..
Ama herkes yaşamak için delice tutunuyor kurulmuş sahte divanlara..