Selim KARA

Selim KARA
@ASelimKara
pogrom günlerinde kent sakinleri
"Kent sakini gayet iyi bilir, böyle zamanlarda evinde oturur, durup dururken de ışık filan yakmaz; ışık çekici, akıl çelici bir şeydir. Bakarsın, davetsiz misafirin biri ışığı görüp gelir, başın belaya girer. En iyisi karanlıkta, sakin sakin oturmaktır. Kim gelecekse gelsin bakalım. Telaşlı, huzursuz insanlar her zaman çıkar. Canları cehenneme, dolaşsınlar. Kent sakininin onlarla işi olmaz. Ama kendisi dışarı çıkmaz, emin olun çıkmaz."
Sayfa 104 - Yordam edebiyat·Kitabı okudu
Alıntı
Ahlak örnekler halinde formüle edilemez: her zaman eylemin bir damarı olarak var olmak durumundadır.
Sayfa 63 - Kırmızı kedi·Kitabı okudu
Alıntı
Ardından 1929 ile 1933 arasında, işsizliğin feci halde yükseldiği, ülkenin kararnamelerle yönetildiği, orta sınıf partilerinin dağıldığı, şiddetin kaldığı yerden devam ettiği yıllarda, kültür olan bitenin eleştirmeninden çok bir aynasına dönüştü; gazeteler ve film endüstrisi seri halde sağcı propaganda üretiyordu, en iyi mimarlar, romancılar ya da oyun yazarları hizaya getirilmiş ya da susturulmuştu ve ülke ilhamını çoğunlukla siyasetten alan, yükselişteki bir Kitsch dalgasına boğulmuştu.
Sayfa 159 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Oysa biz yalanı bile kendimiz kıvıramayız! Bana bir yalan söyle, ama bu yalan senin olsun, senin uydurduğun bir şey olsun, alnından öpeyim! Kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir. Birincisinde sen bir insansın, ikincisinde ise bir papağan!
Sayfa 249 - İş bankası·Kitabı okudu
Alıntı
Kişilikten yoksunluk! İstedikleri bu! Ve bundan büyük bir haz duyuyorlar. Yani, kendileri olmamak, olabildiğince kendilerine benzememek! En büyük ilerleme, onlara göre bu! Sıraladıkları saçmalar bari kendi uydurmaları olsa...
Sayfa 248 - İş bankası·Kitabı okudu
Alıntı