Bir yanılgının da hayatı üstünkörü yaşamak olduğunu düşündü. Halbuki hayatı bize yansıtmakla görevli sanat eserlerine üstünkörü bakamıyoruz. Gökyüzüne bakmaktansa bir çerçevenin içindeki tutsak buluta bakmayı tercih ediyoruz. Asli sanatın hayat olduğunu sanatın ise hayatın kötü bir kopyası olduğunu gözden kaçırıyoruz.
Kendi hayatının çekim hatalarıyla dolu filmini izliyor, izlediği bu şey yüzünden asıl hayatına zaman kalmıyor gibiydi. Her kararsızlığın sonu kötü bir karara, her kararın sonu da kötü bir yaşantıya çıkıyordu.