On onbeş yaşlarında bir çocukken ilk olarak üstü açık yazlık sinamada, büyüklerimin yanında utana sıkıla seyrettiğim bir film olmuştu. Daha sonra çok kereler filmi tekrar tekrar izledim. Her seyrettiğimde filme karşı daha fazla hayranlık duydum. çoğu insanın bu filmdeki gibi bir hayatı yok ama benzer hayatlar tanıyorum, bu sebepten gerçekçi geliyor bana.
Kitaba gelecek olursak, hep aklımda olmasına rağmen okuması bu güne nasip oldu. kitabı kafamın içinde çalan Mustafa Kandıralı'nın ağır roman havası eşliğinde okudum. Normalde kitaplar daha ayrıntılı, film daha yüzeysel olurken, ağır roman'da tam tersini hissettim ben. bu bakımdan dolayı kitap biraz hayal kırıklığına uğratsa da tabiki kötü bir kitap değil. filmin kurgusu kitapla pek alakası yok, bazı yerlerde benzer olsa da tamamen farklı bir şekilde ilerliyor. filmi çok iyi bildiğimden kitabın farklı olması benim için güzel bir sürpriz oldu. onun dışında akıcı bir kitap, bir günde okunabilir. genel olarak sokak ağzı ve argo kelimeler çok fazla kullanılmış, bu sebepten belki herkese hitap etmez ama ben severek okudum.