"...dehşetten merhamet, merhametten sevgi geldiğini ve dünyanın sevgi ile tekrar kurulabileceğini görüyor, dünyanın sonunun gelmediğini de görüyor, dünyanın sen yaşarken ani bir olayla yıkılacağını düşünmenin kibir olduğunu anlıyor, biten senin hayatın, peygamberlerin söylediği şarkının çağlar boyunca söylenenle aynı olduğunu anlıyor Eilish, kılıcın inişi, yanıp yakılan dünya, öğle vakti dünyaya çarpan güneş ve karanlığa savrulan dünya, peygamberin ağzında vücut bulan bir tanrının uzaklara defedilecek kötülüğe kustuğu öfkesi, peygamber aslında dünyanın sonunu değil, yaşananları ve yaşanacakları, bazılarının başına gelse de bazılarının muaf tutulduğu şeyleri haber veriyor, dünyanın sonu daima tekrar tekrar gelir ama tek bir yerde, başka yerde değil, dünyanın sonu her zaman sınırlı bir olay olmuştur, ülkenize gelir, şehrinizi ziyaret eder, evinizin kapısını çalar, başkalarınaysa yalnızca uzak bir ikaz olur, bültenlerdeki kısa bir haber, olanların halkta ağzından ağzına yayılan bir yankısı..."
"...zaman hem toplama hem çıkarma işlemi diye düşünüyor Eilish, zaman bir günü ertesi güne ekliyor ama arta kalanları da her daim çıkarıp götürüyor..."
"Hafıza yalan söyler, kendisine özgü oyunlar oynar, bir görüntüyü doğru mu yalan mı belli olmayan bir diğerinin üstüne kapatır, zaman içinde bu iki katman ortadan kaybolur..."