“Velhasıl ‘göğsün genişletilmesi’, Hz. Peygamber (s.a.s)’in, dünyanın önemsizliğini ve ahiretin mükemmelliğini bilip-anlaması demek olup, Hak Teâlâ’nın, ‘Allah hidayetini dilediği kimselerin göğsünü İslâm’a açar; dalaletini dilediği kimselerin ise göğsünü daraltır’ (En’âm, 125) ayeti de bu manadadır. Rivayet olunduğuna göre, Hz. Peygamber (s.a.s)’e şöyle sorulmuştu: ‘Ey Allah’ın Resulü, göğüs genişletilir mi?’ Hz. Peygamber (s.a.s), ‘Evet’ diye cevap vermiştir. Bunun üzerine onlar, ‘Bunun alameti nedir?’ dediler. Hz. Peygamber (s.a.s) de,
التَّجَافِي عَنْ دَارِ الْغُرُورِ وَالْإِنَابَةُ إِلَى دَارِ الْخُلُودِ وَالْإِعْدَادُ لِلْمَوْتِ قَبْلَ نُزُولِهِ”
Aldanma yurdundan (dünyadan) yüz çevirmek, ebediyet yurduna (ahirete) yönelmek ve ölüm gelmeden önce ona hazırlanmak.”