"Üçte birini dağıt! Hatta o bile çok. Mirasçılarını zengin bırakman, onları muhtaç bırakıp da halka avuç açtırmaktan hayırlıdır. Allah rızâsını düşünerek yaptığın harcamalara, hatta yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lokmalara varıncaya kadar hepsinin mükâfatını alacaksın."
(Buhârî, Cenâiz 36; Vesâyâ 2; Nesâî, Vesâyâ 3; İbn Mâce, Vesâyâ 5)
“Yezîd! Sen niyet ettiğin sadaka sevabını kazandın. Ma‘n! Aldığın para da senindir.”
(Buhârî, Zekât 15; Dârimî, Zekât 14; Ahmed İbni Hanbel, Müsned, III, 470)
Ebû Abdullah Câbir İbni Abdullah el-Ensârî (radyallahu anhümâ) şöyle dedi:
“Bir defasında Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte bir gazvede bulunuyorduk. Buyurdu ki:
‘Hastalıkları yüzünden Medine’de kalan öyle kimseler var ki, siz bir yolda yürüdüğünüz veya bir vâdiyi geçtiğinizde, onlar da sizinle birlikte gibidir.’
Bir başka rivayete göre:
‘Sevap kazanmakta size ortak olurlar.’
(Müslim, İmâre, 159)