I. Birinci grup, duyumla ilgili bilgileri ve (akılla bilinen) seçik bilgileri kabul edenler çoğunluktadır.
II. İkinci grup, yalnız duyumla ilgili bilgileri tenkit edenlerdir. Eflatun, Aristo, Batlamyus, Calinos duyulurların değil, sadece düşünülürlerin (ma'kulat) kesin olduklarını sandılar ve şu şekilde delil getirdiler. Duyumun hükmü, ya 1) cüz'ilerde veya 2) tümellerde (küllî) muteberdir. Cüz'îlerde ise kabul edilmemiştir. Zira onun hükmü yanlışlığa maruzdur. Durum böyle olunca, onun mücerred hükmü makbul sayılmamıştır.
Birincinin açıklanması beş şekilde olur.
a) Birincisi, göz bazan küçük olanı büyük görür. Gece uzakta olan ateşin büyük görülmesi gibi, üzüm tanesi suda erik kadar büyük görülür. Yüzük halkasını göze yaklaştırdığımız zaman onu bilezik kadar görürüz. Bazen de, uzak şeylerde olduğu gibi büyük olanı küçük olarak kavrarız. İki gözden birini kapatıp ta aya baktığımız zaman iki tane ay gördüğümüz gibi, bazen de bir nesneyi iki olarak kavrar. Şaşıların durumu da bunun gibidir. Nitekim, ay doğduğu zaman, suya baktığımız vakit, suda bir ay ve gökte başka bir ay görürüz. Bazen birçok şeyi bir olarak görürüz. Mesela değirmen taşının merkezinden çemberine doğru birbirine yakın çeşitli renklerde çizgiler çizecek olsak ve süratle döndüğü zaman, sanki bütün renklerden karışmış bir renk görmüş oluruz.