İnsan içine atınca ağır geliyor, diyorlar ama öyle bir şey yok, içine attıkça neyi nereye koyduğunu unutuyorsun, nasıl hissettirdiğini de ama bir problem var bir daha hiçkimseye hiçbir şeyini anlatamıyorsun… anlatmak istediğindeyse boğazında kocaman bir yumru acını hatırlamıyorsun, acını bile hatırlayamıyorsun.
Ama iyi biliyorum yıldızları, ama
yıldızların, tanrıların da üstünde parladıklarını, anılacak günlerimin gitgide yokoldugunu biliyorum.
Kargaşa. Ve kolayca yıkılan inançlarım benim, benim en sağlam ve dağınık ellerim. Sabahı nasıl tetikte bekliyorum. Şafakla damar damara seviştiğini görmek için bilgeligin. Ve onarıyorum nasıl hızla kendi gücümü. Nasıl bir soylu boşluğa çılgınca kanayorum… İsmet Özel
Yaşanması mümkünken hiçbir şey yaşanmadı, her şey eksik ve yarım kaldı, bir tek şarkılarımı tam dinledim, filmler vardı, diziler, kitaplar, bir kaç dost, ve aşk… hepsi yarım yamalak.