Geri kalmış kitlelerin, tarihin sarp yokuşunu tırmanırken kendilerini insanlığın kurtarıcıları, tek hakikatin taşıyıcıları, insanliğın kaderini çizmek için seçilmiş gibi görmeleri şarttır. Geri kalmışlıklarından bir fatih gibi çıkmaları gerekir.
Kitleler adım adım öğrenip gelişmeye de razı olmazlar. Öğrenme eylemi onlara yetersizlikletinin ispatı gibi gelir ve kademeli bir gelişim günümüzün keşmekeşinde kılıç savurmaktan başka bir şey değildir onlara göre. İstedikleri, ileri doğru öylesine adım atmak değildir. Şimdiki zamanın sıradanlığından gelecek zamanın ihtişamına mucizevi bir şekilde sıçramak isterler. Yarınlarını diger inanlarin dün dediklerine yetiştirmeye çabalarken, aslinda koştukları ve insanoğluna yol gösterdikleri hayalini kurmaları lazımdır.