Kafamı meşgul eden her şeyi bana sormaya, ne düşünüyorsam anlatmaya dayanılmaz bir istek duyuyorum. Bu isteğin güçlükle bastırıp susmayı yeğliyorum çoğu zaman. Sustuğum anlarda bile kafamın içinde durmadan onunla konuşuyorum. Benden bıkmasın,,yorulup bezginliğe düşmesin diye dilimi tutuyorum.
Babamdan ne kaldığını merak etmiyordum. O hayattayken ihtiyaç duyduğum şeyler vardı ama öldükten sonra bana verebileceği bir şey kalmamıştı. Bir ev versin istemiştim mesela; içinde onun da olduğu bir ev. Hayattayken ona gücü yetmedi. Öldükten sonra da zaten bütün bunların anlamı kalmadı.