Oturup bir masada beklenmiş,sohbeti edilmiş, üstüne birer demli çay içilmiş, hiç nazar edilmeden gözlerine, seyr edilmiş... Ardından duâlar edilmiş bir Leylâ var idi beton yığınlarının arasında. Bilirdik,bilinirdi meskeni taş duvar değildi. Leylâ, talip edendi seyr'i cemâlini bir Sultanın. Şiirler yazılmış,âhlar edilmiş, dert edinilmiş Leylâ.. Leylâ'nın Mecnun'undan bi'haber, Leylâ'nın mecburundan haberdar idik. Leylâ buruk bir şakayık,Leylâ beklenilmiş muştu, Leylâ şimdi göğümde bir yıldız,Leylâ özlenilmiş mihman.. Hiç nazar edilmeden gözlerine seyr edilmiş leyl idi Leylâ.
-Seyyâd