Orhan Pamuk’un Kar romanı, ilk bakışta sakin ve sessiz görünen bir şehrin içinde kopan derin fırtınaları anlatıyor. Kars’ın bitmeyen karı, yalnızlığı ve içe kapanmışlığı simgelerken; karakterlerin yaşadığı kimlik, inanç ve aidiyet çatışmaları okuyucuya güçlü bir şekilde geçiyor.
Ka’nın hem kendi iç dünyasıyla hem de çevresindeki karmaşayla yüzleşmesi, kitabı sıradan bir hikâyenin ötesine taşıyor. Kar, okurken sadece bir olay örgüsünü değil, aynı zamanda insanın içindeki sorgulamaları da hissettiren, etkisi kolay kolay geçmeyen bir roman.