Sinem profil resmi
Sinem kapak resmi
İsterseniz kitaplıklarınıza kilit vurun; ama zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne sürgü, ne de kapatabileceğiniz bir kapı.
Uluslararası Ticaret
Kadın
46 okur puanı
30 Ara 2018 tarihinde katıldı.
İsterseniz kitaplıklarınıza kilit vurun; ama zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne sürgü, ne de kapatabileceğiniz bir kapı.
Uluslararası Ticaret
Kadın
46 okur puanı
30 Ara 2018 tarihinde katıldı.
  • Kalbimiz incindi.
    Toparlanın kendimize gidiyoruz
    Bir başka yurt bulmak için ağacımıza.
    Biz, bize gidiyoruz tekrarla
    Çünkü yürekte sonsuz tortusu kalmaların
    Ama niye incindi kalbimiz?
  • "Biz hiçiz, aradığımızsa her şey."
  • Sinem paylaştı.
    "Diyorum ki; cebindeki tüm parasını kitaplara yatıran insanların gülümsemesi ile tüm parasını bankaya yatıranların gülümsemesi bir olur mu hiç?"
  • Sinem paylaştı.
    2o Mart 2012, İstanbul.

    Boşlukta olan insanların, kitaplarını en çok okudukları kişiler Orhan Pamuk ve Elif Şafak gibi yazar olduğunu sananlardır. Bu kodaman çocukları, hikâye ve roman yazarlar kendilerince ya da yazdırırlar, gölge yazarlara. Ama unuttukları şudur ki; bir roman kurgusu yaratırken yazarın mesajı da olmalıdır, olay kurgusunun içinde yaşaması gerekmektedir yazarın. Edebiyatın kuramsal noktaları çok ama çok önemlidir. Ayrıca yazar, bir kalem erbabı olmalıdır. Yazının, yazmanın üstadı olmalıdır. Yazarın kudreti kaleminden bir gayzer gibi fışkırmalıdır. Yazar, okuyucularını, eserleriyle yolculuklara çıkaran yol arkadaşıdır, rehberidir. Ama bu dediklerim, çoksatancıların pek umurunda da değildir. Onlar yeter ki çok para kazanıp çok ama çok fazla ödül alsınlar sağdan soldan. Tüm medya kendilerinden bahsetsin. Kalite kimin umurunda…

    Orhan Pamuk, hayatı boyunca hiçbir işte, maaş karşılığı çalışmamış ve boşluktaki her insan gibi ne yapacağını bilememiştir. Anne ve babasının evliliği semboliktir. Çocukluğu ve ergenliği, iyi okullarda öğrenim görmesine rağmen, manevi açıdan çok iyi geçmemiştir. Elbette, kodaman ailesi sayesinde maddi sıkıntılar yaşamamıştır. Gençliği, içine kapanık bir ruh halinde geçmiştir. Küçüklüğünden beri hep romancı olmak istemiştir. En büyük özlemi, kurgusal kitaplar yazmak olmuştur. Bu yüzden de; Leo Tolstoy, Nikolai Gogol, Vladimir Nabokov, Fyodor Dostoyevsky ve William Faulkner gibi yazarların hemen tüm kuramsal kitaplarını okuyarak onları çok iyi etüt etmiştir. Bunun yanında, epeyce de roman teoriğini anlatan kitaplar okumuştur. Okuduğu kuramsal kitapların kritiklerini yaparken ya da onlara önsöz yazarken, övgüyü de hak ederek -şaka yapmıyorum- çok başarılı olmuştur. Nevar ki, birilerine öğrendiklerini aktarmak adına, bazı kitapları çok hızlı ve özensizce okuyup kritik ederken çok hata yapmıştır. Dilimizi, Türkçeyi, düzgün kullanamamaktadır. Kitaplarında, ağdalı bir üslup kullanarak, bilinçsizce yazmaktadır. Düzgün cümleler kuramamaktadır. İşin ilginç olanı; kitapları diğer dillere o dillerin çevirmenleri tarafından çevrildikten sonra, erek kitle okuyucusu bu kitaplardan büyük keyif almıştır. Tahsin Yücel’in dediği gibi: “Çeviri, aslından daha güzel olabilmektedir.” Orhan Pamuk, ne bir Orhan Kemal, Ne bir Yaşar Kemal, ne bir Kemal Tahir, ne bir Erol Toy, ne de bir Hıfzı Topuz’dur, olamayacaktır da. Mesela Murathan Mungan, hissederek, karşılaştırmalarla anlatır kendini ve hayatını. Ama Orhan Pamuk bundan yoksundur ve toplumumuza çok ama çok uzaktır.

    Orhan Pamuk’un üç kuşağı birden anlattığı “Cevdet Bey ve Oğulları” kitabı, yukarıda bahsettiğimiz tüm olumsuzluklardan uzaktır ve aksine çok başarılıdır. Safça, hesapsız-kitapsız yazmıştır bu romanını, en masum olduğu çağda, hem de gençlik yıllarında, solcuyken, henüz liberalizme göz kırpmaya başlamadığı üniversiteli yaşlarında. Lakin diğer tüm kitaplarında, Doğu-Şark yaşamı ile Batı düşüncesini karşılaştırmıştır: Bir yerde ezik insancıklar, diğer tarafta endüstri devrimi ve aydınlanma çağını yaşamış, bilen-akıllı, Batılı insanlar vardır. Mesela kitaplarında: “Batı, dünyanın geri kalanına yaşattığı aşağılamanın farkında değildir” der. Aslında kitaplarında tek doğru yazdığı şey de ne yazık ki budur…

    Cumhuriyet, Aydınlık ve BirGün gazetelerinin ortak haberine göre: Orhan Pamuk’un Amerika’da bir üniversitede yaptığı konuşmasında, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu ilk yıllardan bahsetmiş ve Türklerin hâlâ Batılı olamadığı gibi bir “aşağılık kompleksi” olduğunu ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuyla ilgili alay dolu sözler söylemiştir. Türklerin neredeyse tüm Batı’yla, Avrupa’nın tamamıyla girmiş olduğu savaşa rağmen, sadece Yunanlılarla küçük bir savaşa giriştiğinden bahsetmiştir. Kanımca, tarih hakkında yazmak ve konuşmak istiyorsa; Orhan Pamuk, önce “Türkiye Tarihi” okumalıdır.”

    İlber Ortaylı, Orhan Pamuk için: “Türk dilinde, kavram ve kelimeleri düzgün kullanamıyor,” demiştir.

    Orhan Pamuk’un “Kar” kitabındaki kurgusu eski üçüncü sınıf Türk filmlerini aratmamaktadır. Kitabın her sayfasında, size soğukluk hissi uyandıracak ve sizi kitabı okumaktan alıkoyabilecek birçok şey bulabilirsiniz.

    Adalet Ağaoğlu’nun “Bir Düğün Gecesi” adlı romanını, Aldous Huxley’in “Ses Sese Karşı” adlı romanından aşırdığını (intihal yaptığını) iddia eden yazar Burhan Günel’in “Varlık” dergisinde yayımlanan yazıları gibi; Orhan Pamuk için de, “Beyaz Kale” ve “Benim Adım Kırmızı” kitaplarını bir yerlerden intihal ettiği söylentileri herkes tarafından bilinmektedir.

    Son olarak, aldığı Nobel Edebiyat Ödülü’ne gelince; bildiğiniz üzre, geçtiğimiz 35 yıldır ödül komitesi edebiyat ödülünü gerçekte hak etmeyen yazarlara vermektedir. Ödüllerin çoğunluğunu, dünyanın en büyük sömürgeci ve emperyalist ülkesinin yazarlarına, İngiliz Edebiyatına vermiştir. Normal şartlarda Batı’nın bir Türk’e -Orhan Pamuk’a- bu ödülü vermesi, hele de yaşamı boyunca Tanrı vergisi yeteneği sayesinde okumaya bile fırsat bulamayıp mütemadiyen yazan Yaşar Kemal gibi bir edebiyat sihirbazı dururken, çok ama çok anormaldir. Bununla beraber, Orhan Pamuk, son 20 yıldır medyayı da arkasına alarak, bilinçli şekilde hareket etmiş ve siyasi reklamını çok iyi yapmıştır. Dünyaya savaş ihraç eden bir ülkenin başkanına, Hüseyin Barrack Obama’ ya, “Nobel Barış Ödülü” veren bir komitenin Orhan Pamuk’a verdiği –bekasını kaybetmiş- ödülün niteliği üzerinde çok durmaya da gerek yok kanaatindeyim.

    Tüm bu nedenlerden ötürüdür ki, ben, Orhan Pamuk okuyamıyorum. Ya siz?

    Süha Demirel, İstanbul, 2o Mart 2012.

    Fransızcaya çevirdiğim metni okumak için ilişim:

    https://onsraman.wordpress.com/...as-lire-orhan-pamuk/
  • İnsanı özledim, insana yürümek, koşmak istedim. Ürktüm yüzyılın kavgalarından, insanı yok eden insanları tanıdıkça, insanı özledim.
  • "Ölümün bizim için artık ilginç yanı kalmayıp, ondan hiçbir şey elde edilemeyeceğini düşündüğümüzde, doğuma geri çekilir, başka türlü bir dipsiz uçuruma meydan okuyarak haykırmaya başlarız..."
  • Birbirimize görmeden bakıyoruz. Birbirimizi dinliyor ve sadece içimizde kendimizi dışa vuran bir ses duyuyoruz. Diğerlerinin sözleri bizim işitme duyumuzun hataları, kavrama gücümüzün enkazlarıdır. Diğer insanların sözleri üzerine bizim anlamlandırmalarımıza nasıl güvenip, inanabiliyoruz?
  • Bu yaşam; her hastası yatak değiştirme saplantısına kapılmış bir hastanedir. Kimi soba karşısında çekmek ister acısını, kimi pencere yanında iyileşeceğine inanır.
İsterseniz kitaplıklarınıza kilit vurun; ama zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne sürgü, ne de kapatabileceğiniz bir kapı.
Uluslararası Ticaret
Kadın
46 okur puanı
30 Ara 2018 tarihinde katıldı.

Şu anda okuduğu kitap

  • Öteki

Okuduğu kitaplar 30 kitap

  • Babalar ve Oğullar
  • Çıplak Ayaklıydı Gece
  • Günaha Son Çağrı
  • Ezilenler
  • İnsancıklar
  • Siyah Güller
  • Bir Başka Faust
  • Yol
  • İnsan Neyle Yaşar?
  • Yüreğinin Götürdüğü Yere Git

Okuyacağı kitaplar 6 kitap

  • Görmek
  • Yaşama Uğraşı
  • Ecinniler
  • Genç Werther'in Acıları
  • Böyle Söyledi Zerdüşt
  • Ekmek Arası

Kütüphanesindekiler 33 kitap

  • Yaşama Uğraşı
  • İnsan Neyle Yaşar?
  • Öteki
  • Babalar ve Oğullar
  • Çıplak Ayaklıydı Gece
  • Günaha Son Çağrı
  • İnsancıklar
  • Ezilenler
  • İnsancıklar
  • Siyah Güller

Beğendiği kitaplar 10 kitap

  • Öteki
  • İnsancıklar
  • Ezilenler
  • Kumarbaz
  • Korku
  • Tıkanma
  • Zorba
  • Aslında Sen de Benim Gibisin
  • Leylim Leylim
  • Bir Adam Girdi Şehre Koşarak

Beğendiği yazarlar 8 kitap

  • Pablo Neruda
  • Charles Baudelaire
  • Cesare Pavese
  • Fernando Pessoa
  • William Shakespeare
  • Ahmet Ümit
  • Şükrü Erbaş
  • Dostoyevski
Okur takip önerileri
Daha fazla