McLuhan’ın dikkat çektiği gibi ekranlar kulağın ve gözün uzantısı gibi olmuştur ve insan, adeta narkoz altındaymış gibi bu “uzantılarının” farkına varmadan dışardan (ekranlardan) gelen etkilerin altına girmektedir.
subjektif veya bir kültürün (geleneksel veya modern) sonucu olan ahlaki yargılara dayanarak, Allah’ın buyruklarına (dine) atıf yapılmadan, herhangi bir ahlaki iddia temellenemez. Hele hele bunlardan yola çıkılarak Allah’ın buyrukları (din) eleştirilemez.
Evrendeki acıların (“kötülük” olarak nitelenen özellikle acılardır) sebebini anlamada, insan olarak manevi açıdan gelişmeye olan ihtiyacımızı idrak etmek ve çekilen acıların bizim manevi yükselişimizde oynadığı rolü kavramak da önemlidir.
Dünyada en çok acı çekerek geçmiş bir hayattaki sıkıntılar bile, yıllarca
kalınacak bir eve yerleşirken yolda geçirilen bir saatlik yolculuğun zahmeti kadar önemsizdir.