Okuduğun kitapları hiç kitap okumayanlarla paylaşmaktır aslolan heyecan...Okuyan alışılmışlıktır... Heyecanını gizleyebilir..Kitap okumaya başlayanın hayecanı ne okuduğunu merak etmekten daha çok yeğdir izleyen için...
Okuduklarımız bşz de bilinçli bir boşluk ve bir zenin dingiliğini vermiyorsa başklarıyla yarışmaktan başka bir değeri olmaz kanısındayım..
Agaçları sevmeyenler , kedileri beslemeyenler kitap okumasın...
Orhan Veliyi istanbulda dolaştıramayacaksak ne anlamı kaldınç akşamüstü esen rüzgarın..
Fakat hayata güvenmiyordu. O, hayat karşısında zayıftı. Bu zaaf yüzünden bir gün Mümtaz'ı, kendisine o kadar lazım olan, kendisine o kadar muhtaç olan Mümtaz'ı kaybedebilirdi. Çünkü kendisini iyi tanıyordu. O bir düşünceye, bir fikre, bir aşka kendisini tam veremiyordu. Eve girer girmez annesinin biraz çatık yüzü, Fatma'nın dargın hâlleri ona her şeyi unutturuyordu. Onun hayatı parça parça idi.
Sayfa 208 - Dergâh Yayınları, 33. Baskı - Şubat 2020·Kitabı okudu