"Büyüdükçe anladık ki , yere kapaklanmadan, dizimizi kanatmadan da insan başka türlü düşebiliyormuş.Hayatın yolları gerçekten de dikenliymiş. O dikenler , dizimizden çok yüreklerimizi yaralıyor , kanatıyormuş. Öyle derin yaralar açılıyormuş ki yüreğimizde , doktorlar en çok da o yaralara çare bulamıyor, izleri ömür boyu kalıyormuş.
"İçimizdeki yaralar her zaman dayakla, fiziksel şiddetle açılmaz. En çok, en yakınlarımız açar o yaraları, bazen bir şey söylemeyerek, bazen gözümüze bile bakmayarak ,her hareketiyle bizim ne kadar değersiz , ne kadar önemsiz olduğunu bize bize bir şekilde hissettirerek."