Bir savaş hikayesini okuduğumu düşünsem de aslında;ölümün bile anlatmaktan yorulmadığı bir yaşam mücadelesini okudum.
Bu kitabı benim için eşsiz kılan en büyük detay, anlatıcının bizzat Ölüm olmasıydı.Ölüm: "İnsanlar beni bazen şaşırtıyor ama genellikle hayal kırıklığına uğratıyorlar."
Liesel Meminger’in okumayı öğrenme süreci, kelimelerin onu hayatta tutması,valinin evinden çalıp okuduğu kitaplar çok etkileyiciydi.Kitap hırsızı bu işin hakkını veriyor.
Hans Hubermann akordeonuyla, vicdanın simgesi.Liesel’e sevgisi öz babası kadar çok.
Rudy Steiner sonuna en üzüldüğüm karakter.Limon sarısı saçlı, "Jesse Owens" hayranı çocuk.Liesel’den ısrarla beklediği o öpücük...
Rosa Hubermann sürekli bağıran bir kadın(kocaman bir yüreği var.)
Nazi Almanyası'nın yıkıcı savaşı,esir düşen Yahudiler,Adolf Hitler kelimelerinin gücü...
Max’in dediği gibi kelimelerin hem bir dünyayı yıkabileceğini hem de bir ruhu yeniden inşa edebileceğini anlıyorsunuz. Himmel Sokağının Hikayesi..