Okumadan geçen bir gün,yitirilmiş bir gündür
Kitap okumak boş zamanı değerlendirerek değil zaman ayırarak yapılmalıdır
Çünkü okumak kuşlar gibi uzak diyarlara gitmektir
Bu kitabı okumaya başladığınızda Bruno adında 9 yaşındaki bir çocukla yolculuğa çıkacaksınız ama bu kitap 9 yaşındakiler için değil.Ve er geç Bruno ile beraber bir tel örgüye varacaksınız. Böyle ter örgüler dünyanın dört bir yanında var umarız asla rastlamak zorunda kalmazsınız.
Bir tıp konferansı için Wyoming'e giden adli tabip Maura Isles, hafta sonunu arkadaşlarıyla birlikte bir kayak merkezinde geçirmeye karar verir. Ancak korkunç kar yağışı altında araçları devrilir ve ıssız dağ yolunda mahsur kalırlar. Yürüyerek ulaştıkları on hanelik köy ilk bakışta tamamen terk edilmiş gibi görünse de, sofralarda dokunulmadan bırakılmış yemekler, garajlardaki arabalar, ölüme terk edilmiş evcil hayvanlar burada bambaşka, esrarengiz olayların yaşandığını düşündürmektedir.
Maura'dan haber alamayan ve onun peşinden bu köye gelen dedektif Jane Rizzoli, arkadaşının izine rastlayamasa da karların altında tüyler ürpertici bir başka gerçeği keşfeder.
Maura arkasından gelen hafif bir sesi, üstüne basınca ezilen karların sesi işitti.Bu ses hemen arkasından gelmişti.İrkilerek içini çektiği nefes, akciğerlerine soğuk bir rüzgar gibi yayıldı. Gölgesini yutmakta olan gölgeyi ancak o zaman gördü.Ormandan gözetleyen adam.Burada.
Hayallerimiz hep onların üstüne.Büyütsek,okutsak,askere gidip gelseler,evlendirsek, çocukları olsa,torunlar kendilerini kurtarsalar bitti Çocukları büyütünce dünyada işimiz bitiyor,artık ölebiliriz.