yanında birisi varken bile ona anlatamayacağı şeylerin yükünü taşıyandır.
kendi elleriyle ördüğü duvarların içinde mahsur kalan ama dışarıya hala "ben iyiyim" diye el sallayan kişidir.
kendi zihninin içinde sürgün hayatı yaşayan, kapısını içeriden kilitlemiş ve anahtarı nerede kaybettiğini unutmuş olan kişidir.
kendi içindeki sese yabancılaşmış olan kişidir.
birine söyleyecek çok şeyi olup da, o kişinin artık dinlemeyeceğini bildiği için susmayı seçendir.
aynadaki yansımasına bakıp artık tanıdık birini göremeyendir.
hayallerinin, umutlarının ve eski neşesinin öldüğünü görüp, bunların yasını tek başına tutan kişidir.
içinde devasa bir hikaye olup da o hikayeyi anlatacak tek bir kelime bile bulamayan kişidir.
hiç kimsenin bilmediği bir sırrı tek başına taşıyandır.
kendi krallığında tek başına yaşayan ama tacı çoktan yere düşmüş olandır.
kendi sessizliğini bir başkasının gürültüsüne değişmeyecek kadar yorulmuş olan kişidir.
insanlara olan güvenini değil, birinin onu gerçekten anlayabileceğine dair inancını kaybeden kişidir.
paylaşacak hiçbir yeni anısı olmayan değil, elindeki tüm güzel anıları anlatacak kimsesi kalmayandır.
kendi hayatında bir yabancı gibi dolaşandır.