Aman, ben de acılarım sayesinde çok güçlendim, öyle ağlayıp durmuyorum; üzüntüm çok, ağlama isteğim de kocaman ama artık bunları düşünmeyeceğim, elimden geldiğince neşeli bir hayat sürmeye karar verdim. Haddi zatında, insanın kaderini Tanrı’dan başkası bilmezken, başkasının mutluluğuna sövmek veya kıskanmak salaklıktır yani.
İnsanın kendi hayatının yontucusu olduğunu düşünüyorum. Michelangelo'ya Davut Heykeli'nin nasıl çıktığı sorulduğunda, "O zaten kayanın içinde saklıydı, ben sadece fazlalıkları attım," der. İyi hayat aslında insanın olgunlaşma evrelerinde fazlalıklarını atarak ortaya çıkardığı bir şey. Biz ise hayata çok şeyler eklemenin hayatı zenginleştirdiğini zannediyoruz. Tam aksine hayattan fazlalıkları atabildiğimiz zaman hayat olgunlaşıyor.