Ve Allah , vahyi Roma İmparatorluğu’na, kuvvetli bir felsefi geçmişleri olan Yunanlılara değil; gezegendeki en karanlık noktaya, medeniyetten olanca uzak bir hal içindeki Arap yarımadasına indirdi. Onların güzel şehirleri gelişmiş mimarileri yoktu ama dil ve edebiyatlarıyla gurur duyuyorlardı . Allah son vahyi, dil ve edebiyatta çok ileri bir toplum olan Araplara gönderdi.
İslam’a dengeli bir yaklaşım bulma gayreti en temeli kişinin kendi cesaretsizliğinden ve yaşadığı çeşitli endişelerden kaynaklanır. Bu tip insanlar dışlanma korkusu yaşarlar, çevreleri tarafından iyi görülmek ister ve onlara yaranmaya çalışırlar. Kendi aşağılık komplekslerini İslam’a yansıtırlar. Allah ayette bunların hastalıklarının artmasına izin verdiğini söyler. Hastalıkları arttırdığında onlardan şu cümleleri duyarsınız
“Dinimizde bazı şeyler akla uygun değil Kur’an tamam da bu hadis meselesini bilemiyorum , Kur’an ‘ ın bazı sureleri bana pek güncel gelmiyor, Kur’an evet ama o kadar çok din var ki bütün dinler iyi güzel, uydurulmuş bir dine inanmıyorum, ben agnostik belki bir tanrı vardır belki de yoktur bundan bana ne.”
Günümüzde de “İslamla ilgili bir şey öğrenmiyorum, çünkü öğrenirsem sorumlu tutulurum.” diyen bazı Müslümanlar vardır. Bunlar öğrenmemeyi tercih eder, bilgisizliğin mutluluk getireceği inanırlar. Bu söylemlerin, Yahudi hahamların halka verdiği tavsiyeden hiçbir farkı yoktur.