Siyasi kaynaklar, bilgi, yetenekler ve dürtüler her zaman ve her yerde eşitsiz dağıtılmıştır. Demokratik sistemlerde eşit dağıtılmış olması muhtemel tek şey, demokrasi açısından elzem olan temel haklardır.
Yurttaşların oylarını kendi çıkarlarını, hedeflerini ve amaçlarını korumak ve kollamak üzere etkili bir biçimde kullanma kapasiteleri nedeniyle siyasi kaynakların eşitsiz dağılımında işsizlik üretmesi muhtemel değildir?
Yalnızca siyasi kaynaklar eşitsiz bir biçimde dağılmış değildir. Aynı zamanda yurttaşların kendi siyasi kaynaklarını kendi hedeflerine varmak için etkin ve etkili bir biçimde kullanma kapasiteleri de -yani siyasi bilgi ve yetenekleri de- eşitsizce dağıtılmıştır.
Siyasi eşitliğin önünde yer alan bariyerler:
1. Siyasi kaynakların, yeteneklerin ve dürtülerin dağılımı.
2. Ortadan kaldırlamaz zaman sınırlamaları.
3. Siyasi sistemlerin boyutu.
4. Piyasa ekonomisinin hakimiyeti.
5. Önemli olmakla birlikte demokratik olmayan uluslararası sistemlerin varlığı.
6. Ciddi krizlerin kaçınılmazlığı. 
Stuart Mill’in babası olan ve kendisi de faydacılık felsefesinin seçkin bir yaratıcısı olan James Mill İngiliz oligarşisinin üyelerinin arasında bir devrim korkusunın oluşması için girişimlerde bulunmuştu. James Mill Bir değişim gerçekleştirme aracı olarak şiddete şahsen karşı çıkmakla birlikte, “ Temel reformları şiddete başvurmaksızın gerçekleştirmeyi arzu ettiği için oligarşiye öz çıkarından dolayı taviz vermez her gelecek araçlar bulmak zorunlu hale gelmişti… yalnızca iki alternatif vardı: ‘[Halk] yönetimde hatırı sayılır bir iyileşmeyi yalnızca direniş yoluyla, yöneticilerine fiziksel güç uygulayarak, ya da en azından, yöneticilerini korkutarak boyun eğmelerini sağlayacak eylemlerde bulunma tehdidiyle sağlayabilir’ fiziksel güç kullanmaktan kaçınmak gerektiğine göre, Mill umudunu ikinci alternatif üzerine inşa ediyordu… Mill Bir devrim tehdidinde bulunmayı öneriyordu. Tehdidin yeterli olacağını ve gerçekleştirilmesinin gerekmeyeceğini varsayıyordu” Mill’in oluşumunda katkıda bulunduğu 1832 tarihli reformu yasası, sonuçta evrensel oy hakkı ile zirveye ulaşacak oy hakkı reformları dizisinin ilk halkasını oluşturuyordu.
İdeal bir demokrasi asgari düzeyde şu özelliklere sahip olmalıdır:
1. Etkin Katılım: Topluluğun bir politika benimsemesinden önce, demos’un bütün üyeleri politikanın ne olması gerektiği hakkındaki