O sırada peki "ben de öleceğim" diye düşünmüş olabilir misiniz?
Hayır. Ama ölüm, hayatımda önemli bir tema olmuştur. İnsanın hayvandan bir farkı da bu... Ölümü öğreniyorsun. İnsan, öleceğini bilen tek mahluk. Başka hiçbir mahluk öleceğini bilmiyor. Bunu sık sık unutuyoruz. Ama ben pek unutmam. Ölüm benim için çok canlı bir tema. Odamda bir mezarlık resmi hep vardır. Hem de yatak odamda. O da Osmanlı mezarlığıdır hep...
Son zamanlarda okuduğum en kötü çevirili kitap. Yazım yanlışları ve cümlelerin yapısı okumayı inanılmaz zorlaştırıyor. Fakat konu olarak kesinlikle başka bir yayınevinden okunması gereken eser.
Ben de böyle düşündüm. Tercümesi ne yazık ki çok kötü.Bilgi yayınevinden okumaya çalıştım ben. 50. Sayfadan sonrasını bıraktım, okuyamadım. Yazım ve imla berbat. Kim nerde ne yapıyor hiç anlamadım.
Hidayet'in ilk romanı olan Körbaykuş, İran edebiyatının en önemli başyapıtlarından biri olarak kabul ediliyor. Yazar, batı eğitimi almış ve iyi bir aileden gelmiş olmasına rağmen, ne Doğu'nun ne de Batı'nın tam olarak bir parçası olabilmiş bir figür. Kendini, hayatının büyük bir kısmını buhranlarla geçirmiş ve 48 yaşında intihar ederek sonlandırmış.
"Hayat hikâyemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı... Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de."
Kitabın yapısı, bir olayın ardına kurulu değil, daha çok bir düş ve sayıklamalar gibi karışık, bulanık sanrılardan oluşuyor. Kahramanımız, varoluşsal boşlukla mücadele ederken, uyuşturucu ve alkolle kendini unutmaya çalışan, derin bunalımlar içinde bir karakter. Kahramanın içsel mücadelesini, onun yaşadığı ruh halini anlamak için bir psikolog olmaya gerek yok, ancak psikoloji perspektifinden bir inceleme okumak ilginç olabilirdi.
Sağlam psikoloji ile okunmalı...
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,5bin okunma
Günümüz çağda yaşanılan iğrenç olaylar gibiydi başlangıç kısmı. Bu tarz şeyleri haberlerde izleyince çok tuhaf çok garip hissediyoruz. Bunu bir kitabın içine entegre etmesi ve bunun kaleme alınması birazda beni üzdü açıkçası.
Hidayet'in ilk romanı olan Körbaykuş, İran edebiyatının en önemli başyapıtlarından biri olarak kabul ediliyor. Yazar, batı eğitimi almış ve iyi bir aileden gelmiş olmasına rağmen, ne Doğu'nun ne de Batı'nın tam olarak bir parçası olabilmiş bir figür. Kendini, hayatının büyük bir kısmını buhranlarla geçirmiş ve 48 yaşında intihar ederek sonlandırmış.
"Hayat hikâyemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı... Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de."
Kitabın yapısı, bir olayın ardına kurulu değil, daha çok bir düş ve sayıklamalar gibi karışık, bulanık sanrılardan oluşuyor. Kahramanımız, varoluşsal boşlukla mücadele ederken, uyuşturucu ve alkolle kendini unutmaya çalışan, derin bunalımlar içinde bir karakter. Kahramanın içsel mücadelesini, onun yaşadığı ruh halini anlamak için bir psikolog olmaya gerek yok, ancak psikoloji perspektifinden bir inceleme okumak ilginç olabilirdi.
Sağlam psikoloji ile okunmalı...
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,5bin okunma