Ömer profil resmi
Ok atamayanlardan biri...
Mühendis eskisi
Lisans
124 okur puanı
26 Oca 21:25 tarihinde katıldı.
  • "Bir sel var içimde, ona yatak istiyorum.

    Bir ankâ var içimde, ona kanat istiyorum.

    Bir mahşer var içimde, ona mîzân istiyorum.

    Bir dünyâ var içimde, ona nizam istiyorum.

    Bir kavga var içimde, ona karar istiyorum.

    Bir Mecnun var içimde, ona zincir istiyorum.

    Bir mîras var içimde, ona vâris istiyorum.

    Bilmiyorum ne var içimde? Sel gelir, sel alır; yel gelir, yel alır.

    El gelir, el alır. Sağarlar, açarlar, çalarlar, kaçarlar. Gene de dolar, gene de taşar.

    Bir defîne var içimde, onu yağma istiyorum."

    Sâmiha Ayverdi
  • Hikmet hapiste Tosca operasını da Türkçeye çevirir. Bu işi ona dayısı Ali Fuat Cebesoy ile opera sanatçısı Semiha Berksoy sağlar. Semiha Berksoy onunla 1930’larda tanışmış, Kafatası’ndaki “Sinyorina, Kara Gözlü Sinyorina” şarkısını söylemiş ve Bu Bir Rüyadır operetindeki Fatma rolünü oynamıştır. Nâzım Hikmet’e derin bir sevgi ve hayranlık beslemektedir. Nitekim, Berlin’den döner dönmez, İstanbul’da cezaevine onu ziyarete gitmiş, fakat görüştürülmemiştir. Bir süre onunla mektuplaşmış, daha sonra da onu görmek için ta Çankırı’ya gelmiştir.
    (Tosca 2 Nisan 1941’de Ankara’da oynanır, Semiha Berksoy buradaki rolüyle büyük bir başarı kazanır.)
  • ... Tanık Hamdi Alevdaş, Yavuz zırhlısının ikinci komutanı Yarbay Ruhi Develioğlu’nun kendisini ajanlıkla görevlendirdiğini, Nâzım Hikmet’le yalnız görüştüğünü, ondan herhangi bir buyruk almadığını ve ona ilişkin sözlerinin uydurma olduğunu açıklar. Baskı altında alındığını söyleyerek ilk ifadesini değiştirip düzeltir. Yarbay Ruhi Develioğlu onu yalanlar.28
    Sanıkların avukatları aramalarda bulunan kitapların zararlı olup olmadığının Adalet Bakanlığı’ndan sorulmasını isterler. Gelen cevapta, ‘listede yazılı kitapların her Türk vatandaşının okuması için neşredilmiş olduğu’ belirtilir.
    Böylece ortada suç ve kanıt bulunmadığı görülür. Avukatlar bu yüzden davanın düşmesini isterler. Bu durumda Nâzım Hikmet’in de aklanması gerekir. Fakat olaylar ters yönde gelişir. Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesi’nin yürüttüğü yargılama 29 Ağustos 1938’de sona erer. Bütün itirazlar, savunmalar boşa gider. Ortada hiçbir tanık ve geçerli, önemli kanıt (delil) bulunmadığı halde, Nâzım Hikmet 20 (Hikmet Kıvılcımlı 16, Kemal Tahir 15, Kerim Korcan 15) yıl ağır hapse hüküm giyer. Daha önceki mahkûmiyeti de hesaba katılarak cezası 28 yıl 4 aya çıkarılır. Oysa, hukukçuların belirttiğine göre, suçu gerçekleşseydi bile bunun normal cezasının 8 yıl 4 ay olması gerekirdi.
  • “donanmayı isyana teşvik”le suçlanmaktadır. Atatürk’e, suçsuzluğunu belirten aşağıdaki mektubu yazarak yargıç Halûk Şehsuvaroğlu’na verir:
    “Cumhurreisi Atatürk’ün yüksek katına,
    Türk ordusunu ‘isyana teşvik’ ettiğim iddiasıyla on beş yıl ağır hapis cezası giydim. Şimdi de, Türk donanmasını ‘isyana teşvik etmekle’ töhmetlendiriliyorum.
    Türk inkılâbına ve senin adına ant içerim ki suçsuzum.
    Askeri isyana teşvik etmedim.
    Kör değilim ve senin yaptığın her ileri dev hamlesini anlayabilen bir kafam, yurdumu seven bir yüreğim var.
    Askeri isyana teşvik etmedim.
    Yurdumun ve inkılâpçı senin karşında alnım açıktır.
    Yüksek askerî makamlar, devlet ve adalet, küçük bürokrat ve gizli rejim düşmanlarınca aldatılıyorlar.
    Askeri isyana teşvik etmedim.
    Deli, serseri, mürteci, satılmış, inkılâp ve yurt haini değilim ki, bunu bir an olsun düşünebileyim.
    Askeri isyana teşvik etmedim.
    Senin eserine ve sana aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim. Sırtıma yüklenen ve yükletilecek hapis yıllarını taşıyabilecek kadar sabırlı olabilirim. Büyük işlerinin arasında seni bir Türk şairinin felâketi ile alâkalandırmak istemezdim.
    Bağışla beni. Seni bir an kendimle meşgul ettimse, alnıma vurulmak istenen bu ‘inkılâp askerini isyana teşvik’ damgasının ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır.
    Başvurabileceğim büyük inkılâpçı baş sensin.
    Kemalizm’den ve senden adalet istiyorum.
    Türk inkılâbına ve senin başına ant içerim ki, suçsuzum.”
    Halûk Şehsuvaroğlu, bu mektubu Beşiktaş’tan postalar...
  • Hikmet, Harp Okulu davasındakine benzer bir olayla karşı karşıyadır: Yayımcılığa başlayan Hikmet Kıvılcımlı’nın arkadaşı saatçi Kerim Korcan, ondan aldığı sol içerikli kitapları Yavuz zırhlısında askerliğini yapan ağabeyi Haydar’a getiriyor, o da bunlardan bazılarını gemideki yakın arkadaşlarına veriyormuş. Korcan’ın Kıvılcımlı’yla ilişkisi polisin gözünden kaçmamış. Nisan sonlarına doğru Kerim gözaltına alınmış, Küçükpazar’daki dükkânı aranmış. Aralarında Nâzım Hikmet’in bazı eserleri yer alan kitaplar bulunmuş. Ayrıca, Haydar’ın gemideki arkadaşlarıyla çektirip gönderdiği bir anı fotoğrafı ile Başçavuş Seyfi’ye okuması için verdiği kitaplardan söz açan mektup da ele geçmiş. Sansaryan Han’da Kerim bir ay boyunca işkenceyle sorgulanmış. Sonra Yavuz’dakilerle olan kitap alışverişi ortaya çıkmış. Bunun bir örgütlenme olduğu düşünülerek birtakım kişiler gözaltına alınıp sorguya çekilmiş...
    Öte yandan, Yavuz’da yapılan aramalarda başgedikli Hamdi Alevdaş’ın dolabında Nâzım Hikmet’in kitapları bulunmuştur. Sıkıştırılınca, bunları Hamdi Alev’den aldığını söylemiş. Hamdi Alev (Şamilof), Nâzım Hikmet’in Rusya’dan arkadaşı imiş. Alevdaşı Nâzım Hikmet’e güya o tanıştırmış.
  • 28 Mayıs 1938’de Askeri Temyiz Mahkemesi mahkûmiyet kararını oy çokluğuyla onaylar. (Onaya karşı çıkan Zeki Eyüboğlu bir süre sonra görevden alınır.) Bu haksızlık karşısında kimsenin çıtı çıkmaz, basın susar. Aradan yıllar geçer. Ancak, 1965’lerden sonra, bu acı sonuçta o zamanın İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın etkisi ve Mareşal Fevzi Çakmak’ın baskısı bulunduğu öne sürülür. Falih Rıfkı Atay, Nizamettin Nazif, A. Kadir, Çetin Altan, Memet Fuat, Kemal Sülker, Mehmet Ali Sebük ve Saffet Nezihi Bölükbaşı bu konuda önemli açıklamalar yaparlar. Nâzım Hikmet’in suçsuz olduğunu, tertibe kurban gittiğini ortaya koyarlar.
  • Geceleri ruhumu kusmak istiyorum
  • Ocağın ilk haftasında Harp Okulu’nda Irkçı-Turancı öğrencilerin ihbarıyla bir arama yapılmıştır. Dolaplarda Nâzım Hikmet’in birkaç eseri ile bazı sol kitaplar bulunmuştur. Süreyya Koç ve arkadaşlarınca “kızılcıklar” adı takılarak izlenip yukarıya rapor edilen Ömer Deniz, Abdülkadir Meriçboyu (A. Kadir), Naci Fişek ve Necati Çelik ile birlikte toplam 21 öğrenci 5 Ocak‘ta gözaltına alınmış, ayrı odalara konulmuştur. Yargıç Binbaşı Şerif Budak’ça sorguya çekilmişlerdir. Süreyya Koç topladığı bilgileri –tanık sıfatıyla– ona vermiştir.
  • Nâzım Hikmet babası Hikmet Beyi çok sever. Onu hem babası, hem de kardeşi, arkadaşı sayar. Bunu 1 Ocak 1932’de yazdığı şu dizelerle dile getirir:

    Baba!
    her yılbaşında
    sana söyleyecek
    bir tek
    sözüm var:
    “Seni ne kadar çok seversem
    o kadar
    çok olsun ömründen geçen yıllar...”
    Baba!
    Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım!
    Ne zulüm, ne ölüm, ne korku
    başımı eğemez!
    Yalnız senin elini öpmek için
    Eğilir başım
  • 1930’da Kolombiya firması “Bahri Hazer” ve “Salkım söğüt” şiirlerini plağa alır. Nâzım Hikmet’in sesiyle doldurulan plak kahvelerde, lokantalarda çalınır. Hükümet telâşlanır, plakları toplatır. çalınmasını yasaklar.
    Nâzım Hikmet 1930’da “Fıkracı” takma adıyla Hür Adam ve 1931’de “ Ben” takma adıyla Yeni Gün gazetesinde fıkralar yazar.
    835 Satır’ı 1929’da çıkan Jokond ile Si-Ya-U izler. Bir yıl sonra iki eser birden yayımlanır: Varan 3, 1+1=Bir. 1931 Ocağında Sesini Kaybeden Şehir basılır. Nisan sonunda adı geçen beş eser için kovuşturma açılır. Türk Ceza Kanunu’nun 311 ve 312. maddesi uyarınca “bir zümrenin hâkimiyetini temin etmek gayesine matuf olduğu ve halkı cürüm ikaına teşvik ettiği iddiasıyla” Nâzım Hikmet 6 Mayıs’ta 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlar, 10 Mayıs’ta oybirliğiyle aklanır.
Ok atamayanlardan biri...
Mühendis eskisi
Lisans
124 okur puanı
26 Oca 21:25 tarihinde katıldı.
2019
14/40
35%
14 kitap
5.079 sayfa
15 inceleme
999 alıntı
11 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 1403. sırada.

Şu anda okuduğu kitap

  • Atatürk'ün Hayatındaki Kadınlar

Okuduğu kitaplar 14 kitap

  • Nazım Hikmet
  • Panislavizm ve Rus Milliyetçiliği
  • Statükodan Değişime Milliyetçilik Ufku
  • Şehit Enver Paşa
  • Akifname
  • Sende Kalmış
  • Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler
  • Şimşek
  • Çile
  • Kod Adı : İrtica 906

Okuyacağı kitaplar 6 kitap

  • Türk Gambiti
  • Araftaki Ermenilerin Hikayesi
  • Atsız ve Türkçülüğün Yarım Asrı
  • Milyon Birinci
  • Putin
  • Esaretten Vaftize

Kütüphanesindekiler 9 kitap

  • Şimşek
  • Ruzi Nazar: Cıa'nın Türk Casusu
  • Gölgeler
  • Yalnızız
  • Atsız ve Türkçülüğün Yarım Asrı
  • Milyon Birinci
  • Putin
  • Esaretten Vaftize
  • Kod Adı : İrtica 906

Beğendiği kitaplar 9 kitap

  • Çile
  • Şimşek
  • Ruzi Nazar: Cıa'nın Türk Casusu
  • Yalnızız
  • Atsız ve Türkçülüğün Yarım Asrı
  • Milyon Birinci
  • Esaretten Vaftize
  • Kod Adı : İrtica 906
  • Atatürk

Beğendiği yazarlar 10 kitap

  • Erol Cihangir
  • Durmuş Hocaoğlu
  • Mustafa Kemal Atatürk
  • Peyami Safa
  • Sevengül Sönmez
  • Hüseyin Nihal Atsız
  • Mustafa Çalık
  • Mehmet Akif Ersoy
  • Dadaloğlu
  • Klaus Kreiser