Aleyna Emre

Aleyna Emre
74 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
Çocukluktan yetişkinliğe geçişin hikayesi. Edgar-ana karakter- çocuksu bir içgüdüyle ondan saklanan bir sırrı hissetti ancak işin cinsellik boyutunu "bilmediğinden" düşünemedi. Bu sır onun içine bir kuşku düşürdü ve o kuşku dallanıp budaklandı. Bu yetişkinlik onu yordu ve bir yetişkinin yapabileceği gibi de kaçtı. O yolculuk Edgar'ın gerçek dünyayı görmesini sağladı, bu ona dışarıda bir dünya olduğunu ancak onun içine girmekte çok da acele etmemesi gerektiğini hatırlattı. Ne de olsa hâlâ bir çocuktu.
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,3bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2023 19. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 02:33
İnsanlık çok kısa bir sürede uygarlığını yitirmiştir. Kızıl vebadan dolayı avcı-toplayıcı yaşama geri dönmüştür. Okurken koronavirüs zamanları canlanıyor gözünüzün önünde: insanların evlerine kapanışı, herkesin birbirine vebalı gözüyle bakması, cesetlerden yayılan mikroplar, doğanın kendine ait olanı alışı... Bir yandan da özgür insanlar olarak andıkları ürün yetiştiriciler bu veba sırasında intikam alma arzusuyla her şeyi yakıp yağmalamaktadır. Çünkü onlar köleler ve sadece yaşayabilecekleri kadar ürüne sahip olabiliyorlar. Toprağın verdiği ürünü beraberce paylaşamıyorlar ve bir veba sonucu toprak her iki sınıftan da her şeylerini alıyor. Evcil hayvanlar dahi-yalnızca kediler başına buyruk kalıyorlar- ilkel yaşama evriliyorlar. "1984" ile benzer bir noktalarını keşfettim, orada da dil sadece kelimelere indirgeniyordu, burada da eski dili yalnızca Kızıl Veba'yı görmüş olan Granser biliyor. Dil bilgisi ortadan kalkmış. Burada kendisi eski yaşamı(evcil), torunları yeni yaşamı-yabaniliği- temsil ediyor. Eski yaşamın kölelikten dolayı ne kadar evcil olduğu da tartışılır tabii. Günümüze oldukça benzer bir distopyaydı, tavsiye ederim:)
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
8/10
·144 syf.··
2023 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2023 15:34
Sevgi neydi? Sevgi emekti. Sevgi Baytemir'in yaptıklarıydı, fedakarlıklarıydı. Filmi izlerken de hep gözdem oydu, ancak Aytmatov'un kaleminden okuyunca kesinleşti her şey. Evet Asel İlyas'a aşık oldu, ilk aşkıydı ancak İlyas bunun kıymetini çok geç anladı. Kendini kanıtlama çabası içerisine girdi, hırslarına yenik düştü. Ancak Asel keşke derdini anlatsaydı, sessiz kalmasaydı. Onun sessizliği, İlyas'ın küçük hırsları, kendiyle savaşı bu aşkı derinden yaraladı. Tabii onu aldatması, bu işin tuzu biberi oldu. Keşke kaçmak yerine savaşmayı seçseydi. O da yıllar geçtikçe olgunlaştı tabii ama iş işten geçmişti. Baytemir'e gelince, onun insanlığına hayranım. Aytmatov'un kitaplarında insana duyulan bu incelik çok güzel anlatılıyor, o misafirperverlik, o fedakarlık. Her şeye rağmen, Asel'i delicesine seviyor oluşuna rağmen kadının isteklerini göz önünde bulundurup "gitmek isterse gidebilir" diyebilmesi onun ne kadar seviyor olduğunu zaten açıkça ortaya koyuyor.
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 201713,5bin okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2023 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 23:34
Kahramanımız Bay Golyadkin, kafasından diyaloglar kuran, mektuplar yazan, hayal aleminde yaşayan bir insandır çünkü hastadır. Doktorunun verdiği ilacı içmeyince de bunun belirtileri günden güne artmıştır. Halüsinasyona sebep veren şizofreni hastası olması muhtemeldir. Paranoyakça davranır. Yapmaya karar verdiği bir şeyden anında vazgeçebilir ya da tam tersini yapabilir. Diğer yarısını, Öteki'yi görür gecenin bir yarısı. Benim teorime göre istemediği bir duruma maruz kalması onun Öteki'yi görmesinin önünü açmıştır. Zihnen kötü bir gece geçiriyordu çünkü. Tıpatıp onun aynısıdır. Ancak karakter bakımından kendisinin tersidir çünkü o maske takıp entrikalara başvurmaz. "Öteki" her bir dalkavukluğu eder, kimse ona inanmaz; derdini kimselere anlatamaz. "Öteki" maskesini tamamen kuşandığı için kimse ondan şüphe etmez ancak her şeyi o yapmaktadır. Karakterimiz git gide toplumdan soyutlanır, en sonunda doktoru ve onun düşmanları yardımıyla "toplum dışına" itilir. Çünkü Petruşka'nın dediğine göre iyi insanların benzeri olmaz ve toplum aynı kişiden iki tane olmasına katlanamaz.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2023 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2023 23:10
Bu kitap acıdan besleniyor. Mutluluğun bir kuruntu veya kırıntı olduğundan bahsediyor. Umudunu Kaybetme filminde dendiği gibi, mutluluğun belki de hiçbir zaman sahip olamayacağımız bir şey olduğundan bahsediyor. Ancak onu kovalarsak eğer zıttı olan acının, talihsizliğin de ardı sıra geleceğini söylüyor. Ancak en acısız hayatı istemek rutine bağlı kalıp konfor alanından çıkamamak değil midir diye düşündüm ancak çok acı çekilen bir hayat da-tabii insanın kendi elinde olan durumlar- insanın kendisini bilmemesindendir bana göre. Schopenhauer özfarkındalık ve özkısıtlama sayesinde bu acının daha az olacağını ifade ediyor. Nerede durup nerede yol alacağını bilirsen hayat daha kolay olacaktır demektedir. Bana şurası garip gelmişti, plan yaparak bir işi en iyi şekilde hallettin ancak bunun sonucunda olmadıysa bunun nedeni tesadüf müdür gerçekten? Ama bir durum karşısında her suçu kendimizde ararsak daha az mutlu olacağımızı düşündüğü için mi suçu tesadüfe bağlıyoruz, yani sonuçta acı vermeyenin ardından gitmeliyiz yazara göre. Ve Schopenhauer'da kaderin büyük bir yeri var, ancak son kuralda gerçekliğin nesnel yarısının kaderin elinde ve değişebilir olmasını söylemesinden dolayı kaderin değişebilir olduğunu anladım çünkü gelecek de kaderin elinde ona göre. Ve de mutluluğun onda dokuzu sağlık, kendinize çok iyi bakın her yönden.
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 017,7bin okunma