Hayatta her şey fark edilmeyen nüanslarla ilerler. On yılın sonunda artık düşlerimizi tanıyamaz, onları inkar eder, sığırlar gibi, o an çiğnenenecek ot uğruna yaşarız.
Annemi öptüm. O öpücükteki şefkati bir daha hiç bulamadım. Annem ertesi gün gitti; bu ayrılık daha öncekilerin hepsinden daha zalimdi. Bana öyle geliyordu ki; bir kez günah işledikten sonra artık yalnız mutluluk değil, ihtiyacım olan kuvvet ve destek de beni terk etmekteydi.
Bütün kapılara ayrılığın suretini astılar.
Derme-çatma aşklar onarmaktan bitkinim.
Dün erkendi, yarın gecikmiş sayılırım.
Bir parça uçurum alıyorum terkime
Kutsuyorum yolları bir iklim bulmak için…