Ali dmr

Ali dmr
@Ali_1456
“Nasıl etmeli de ağlayabilmeli farkına bile varmadan? Nasıl etmeli de ağlayabilmeli ayıpsız, aşikare, yağmur misali
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şimdi saat sensizliğin ertesi Yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın Avutulmuş çocuklar çoktan sustu Bir ben kaldım tenhasında gecenin Avutulmamış bir ben... Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim Ki bu yaşlar Utangaç boynunun kolyesi olsun Bu da benden sana Ayrılığın hediyesi olsun Soytarılık etmeden güldürebilmek seni Ekmek çalmadan doyurabilmek Ve haksızlık etmeden doğan güneşe Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun... Şimdi iyi niyetlerimi Bir bir yargılayıp asıyorum Bu son olsun be... bu son olsun! Bu da benim sana Ayrılırken mazeretim olsun! Şimdi saat yokluğunun belası Sensiz gelen sabaha günaydın! İşi-gücü olanlar çoktan gitti Bir ben kaldım voltasında sensizliğin Hiç uyumamış bir ben... Şimdi dişlerimi sıkıp
Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç; Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç! Yahya Kemal Beyatlı
- “İnsanlık öldü mü?” dedim. - “Yok” dedi, “ölmedi, ölmedi ama bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?” - “Kuşlar da gitti.” İnsanlıkla beraber kuşlar da bir bir yok oldu gitti… Yaşar Kemal
“Bana iyi geliyorsun, diyebileceği biri olmalı insanın hayatında. Başını alıp gitmek istersin ya bazen, işte o zamanlarda şefkatine sığınabileceği biri olmalı insanın. Dünyanın bütün sıkıntısını, stresini bir sarılışında unutturabilen biri olmalı. Hiçbir şeyi düşünmeden, hiç korkmadan, endişelerin olmadan kendini emanet edebileceğin biri… Öyle biri olmalı ki; en kötü zamanlarında bile seni rahatlatabilmeli, unutmak istediğin ne varsa hafızandan silebilecek biri. Uzun uzun onu anlatmak yerine, kısaca ‘huzurum’ diye özetleyebileceği biri olmalı insanın hayatında!..” Kahraman Tazeoğlu