Şimdiye kadar okuduğum bilimkurgu kitaplarının çoğunda hep bir şeyler eksikti. Kimisinin bilimkurgu yönü fazla, kimisi ruhsuz ve duygudan yoksun kalıyordu. Kimisinin fantastik yönü abartılıydı, kimisi ise edebi açıdan zayıf kalıyordu. Dune, bu türde eksiksiz diyebileceğim ilk kitap oldu. Tabii bu tamamen şahsi görüşüm.
Frank Herbert’in eseri; bilimkurguyu, fantaziyi, macerayı, felsefeyi, dini ve siyaseti dengeli bir biçimde harmanlıyor. Herbert’in yarattığı dünya başlı başına ilgi uyandırıcı bir derinliğe sahip.
Konusuna detaylıca girmeye gerek görmüyorum; zira Dune, okumayanların bile bilimkurguya ilgi duyuyorsa hakkında az çok bir şeyler duymuş olacağı bir eser. Herbert Dune'u tasarlarken ikliminden ekonomisine tamamen farklı bir dünya yaratmakla yetinmemiş. Politik enrikaları, güç savaşları, dinin insanlar üzerindeki etkisi, kaynakların sömürülmesi ve suyun hayati önemi gibi pek çok konuyu da ustalıkla işlemiş.
Sonuç olarak Dune bilimkurgunun ötesine geçen bir eser. Kitabın dili zaman zaman yoğun olabilir ama bu sabrın karşılığını fazlasıyla veriyor. Bilimkurguya ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken, hatta türle ilgilenmeyenlerin bile şans vermesi gereken bir kitap.