Tutunamayanlar benim için yıllarca yarım kalan bir kitaptı ilk okumaya başladığımda dili anlatımı ve kurgusu bana çok ağır gelmişti okudukça yoruluyor sürekli bir şeyleri kaçırıyormuşum gibi hissediyordum o yüzden defalarca başlayıp bıraktım her seferinde başka bir sayfada kapattım ama kitap hep aklımın bir köşesinde kaldı sonunda bu kez gerçekten bitirdim ve şimdi geriye dönüp baktığımda şunu anlıyorum bu kitabın zorlayıcı olması tesadüf değil selim ışık üzerinden anlatılan hayata tutunamama hali yalnızlık uyumsuzluk ve iç hesaplaşmalar zaten okuru rahat ettirmek için yazılmamış turgut özbenin selimi anlama ve onun izinden gitme süreci ilerledikçe kitap sadece bir hikâye olmaktan çıkıp insanın kendine sorduğu sorulara dönüşüyor ironinin mizahla iç içe geçtiği bölümler ansiklopedi tarzı anlatımlar oyunlar ve parodiler ilk başta dağınık gibi gelse de kitabın dünyasını kuran şeyler aslında okurken zorlandım ama bitirdiğimde içimde tuhaf bir tamamlanmışlık hissi oluştu belki de bu yüzden yıllar sonra bile tutunamayanlar hâlâ konuşuluyor benim için geç kalınmış ama iyi ki tamamlanmış bir okuma oldu
Ani bir soğuk odayı doldurduğunda ve boğuluyor gibi olduğumda neredeyse her zaman düşünmeden, çaresizlikle hareket ediyordum. Bunun bedelini daha sonra ödeyeceğimi biliyordum ama o ümitsiz " memnun etme ihtiyacım " baş gösterdiğinde, aniden garip, zayıf, aptalca süslemeler veya başka şeyler ekliyorum gerçeğe. Bu yüzden dünyanın sözde " dürüst insanları " tarafından çok eleştirildim.
İnsan hayatı karşılıklı olarak kandırılıp hiçbir şeyin farkında varmadan birbirlerini incittiği ve bu tuhaflığın bariz bir şekilde ortada olduğu örneklerle dolu.