Ömürlerinde tek bir kez sevenlerdir asıl sığ olanlar.
Onların vefa, sadakat diye adlandırdıkları şeyi ben, ya alışkanlığın verdiği rahatlığa ya da hayal gücünün yokluğuna bağlarım.
Zihinsel yaşam için tutarlılık neyse duygusal yaşam için de vefa odur.
Basit bir yenilgi itirafı. Vefa!
Sahiplik tutkusu da giriyor bu işin içine.
Başkaları alır diye korkmasak çoktan atacağımız bir sürü şey var.
Öfkeliysen öfkeli ol. Bu risklidir,
ama gülümseme, çünkü bu dürüst olmaz. Ama
sana kızdığında sırıtman öğretildi; oysa o
sırıtış sahte, bir maske gibi... Sadece bir dudak
hareketi, hepsi o. Kalp öfkeyle, zehirle dolu ve
dudaklar gülümsüyor ,sahte bir fenomen
oluyorsun.
O zaman başka bir şey daha oluyor:
gülümsemek istediğinde gülümseyemiyorsun.
Tüm mekanizman ters yüz olmuş, çünkü
kızmak istediğinde kızmadın, nefret etmek
istediğinde etmedin. Şimdi sevmek istiyorsun;
aniden mekanizmanın çalışmadığını fark
ediyorsun.