Mehmet DAL

20. Asrın Özeti Yahut Güneydoğu Sorunu
Körfez Savaşı'nın hemen akabinde Saddam, ordularının yönünü kuzeye çevirerek, buradaki Kürtleri imha harekatına girişti.. 36. paralel ile Türkiye arasına sıkışan Kürtler, İran ve Türkiye sınırına doğru yığıldı.. Bu trajedinin sonucu, 3 bin Kürt ABD'ye, az sayıda "seçme Kürt de Fransa'ya götürüldü.. (Burada, ABD'nin götürdüğü 3 bin CIA ajanı Kürt'ün yıllar sonra bölgeye yetişmiş birer ajan ve Yahudi Bayan Mitterand'ın girişimiyle Fransa'ya götürülen az sayıdaki Kürt'ün de aydın birer müstakbel devlet yöneticisi olarak Kuzey Irak'a döndüğünü hatırlatmak isteriz.) Hayati TEK
Sayfa 39·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
21. Yüzyıla Bırakacağımız Cephaneliğin Envanterine Bir Katkı..
Altın Orta Ehli sünnet'in meşhur 'altın orta' prensibinden hareketle; 'Ali haklıydı, Muaviye haksız değildi' (ne demekse!) diyerek tüketilen yüzlerce yıl içinde madem Ali haklıydı ve Muaviye haksız değildi de; niçin milyarlarca sünni müslüman çocuğuna Muaviye ismi konulmadı ve fakat ikiz erkek çocuklarının büyük bir çoğunluğunun isimleri Hasan ve Hüseyin oldu? Adnan İSLAMOĞULLARI
Sayfa 16·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma
20. Asrın Özeti Yahut Güneydoğu Sorunu
1992 Ağustos'unda ise bu kez The New York Times'da William Safire imzası ve "Kürt devletine giden yol" başlığıyla yayınlanan makalede "bugünleri müjdeleyen" çarpıcı bir senaryo ortaya atıldı: 1. Kuzey Irak'taki Kürt askeri gücü süratle takviye edilmelidir. 2. Kürtler'in Kerkük'e ve çevresindeki petrol bölgelerine kadar inmesi sağlanmalıdır. Petrolün sağlayacağı imkanlar, Kürt Devleti'nin yaşaması için şarttır. 3. Türkiye'ye "PKK'nın Kellesi" hediye edilerek, bunun karşılığında Kuzey Irak'ta kurulacak Kürt Hükümetin tanıması istenmelidir.
Sayfa 40 - Hayati TEK·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma
21. Yüzyıla Bırakacağımız Cephaneliğin Envanterine Bir Katkı..
"Dünyada nasıl bir güneş varsa, Türklerin de bir hükümdarı ve efendisi vardır". Yukarıdaki sözler, 16. Yüzyıl sonunda Türkiye'ye gelen bir Alman seyyahın, II. Selim türbesinde onun yanıbaşında yatan ve kimisi bebekken katledilen şehzadelerin tabutlarını gördüğünde sarfettiği sözlerdir. Sarayların dehlizlerinde kiriş ile boğulan genç şehzadelerin "âh u enînleri" çınlamıyor mu kulaklarımızda? Kanunî deyince aklımıza gelenler arasında neden hep gencecik şehzadesi Mustafa ilk sırada yer alır? Fatih'in kanunnâmeleri hâlâ niçin heyecanlı tartışma konusudur ki; Prof. Ahmet AKGÜNDÜZ, tarihin bu sayfalarını yok etmek için beyhude didinip durmaktadır ve hâlâ ne gariptir ki bizler tarihin bu kan kırmızısı notlarını 'devleti ebed müddet" ideali veya sultanların devlete atfettikleri 'kutsallık'la tevil etmeğe çalışmıyor muyuz?"
Sayfa 15 - Adnan İSLAMOĞULLARI·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma
20. Asrın Özeti Yahut Güneydoğu Sorunu..
1. TBMM Gizli Zabıtları'ndan öğrendiğimize göre Hüseyin Avni Bey, İngilizler'in Musul politikası ve Türkiye'nn takınması gereken tavır konusunda şunları söylüyordu: "Musul'u bugün sana vermeyen ne için yarın versin? Gayesi orada bir Kürt hükümeti teşkil edip, senin memleketini parçalayıp neticede bir Ermenistan teşkil etmek değil midir? Kürdistan hükümeti yapamaz. Kürdün lisanı yoktur. Yazısı yoktur. Kürdün harfi yoktur. Yarın oralara Ermeniler hakim olacaktır. Ermenili harsı hakim olacaktır. Yarın orada Ermeniler hükümet kuracaklardır.
Sayfa 35 - Hayati TEK·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma