Alperen

Alperen
@Alperenmntr
Yüreğini başkalarının kederine ve çaresizliğine kapat. Çünkü hiç kimse senin için aynısını yapmayacak.
Öğretmen
Türkçe Öğretmeni
68 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Türkler, yönleri sadece yön isimleriyle değil renklerle de sınıflandırırlar. Bunlardan, ak ismi batıyı, sarı doğuyu, kızıl güneyi, kara da kuzeyi sembolize eder. Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz... gibi.
Edebiyat
Kazaklar, hayırlı yolculuklar anlamında ak jol (=ak yol) derler. Buradaki AK sözü de tıpkı akyel'deki gibi iyi, hayırlı, güzel çağrışımları yapar.
8/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2023 16:41
Filmi yapılması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum; tabii ki aynı konu üzerinde ilerleyen psikolojik filmler vardır. Golyadkin'in karşısındaki kişi, Golyadkin'in iç dünyasındaki karmaşık duyguların, paranoyanın ve korkuların bir dışavurumu olarak görülebilir. Bu kişi, Golyadkin'in ruhsal çatışmalarını somutlaştıran bir sembolik figür olarak işlev görür. Gerçekten ürpertici bir kitaptı.
İnsan ve Hayat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Turkuvaz Kitap · 202030,4bin okunma
Esasında filmi yapılmış ve muazzam bir film. hatta ben kitabı bilmeden filmi izledim ve yorumlardan kitaba geldim. şimdi sıra kitabını okumakta. Film 2013 yapımı the double, şiddetle tavsiye ederim.
Ben de bakayım teşekkür ederim.
Yirmibirinci YÜzyılın Eşiğinde Demokrasi Kavramı ve Sorunları
1784'te bir gazetenin kendisine sorduğu "Aydınlanma nedir?" sorusuna Kant'ın verdiği cevap kısaca şudur: Aydınlanma, insanın kendi kabahati sonucu ortaya çıkan ergin olmama durumunu aşmasıdır. Ergin olmama, kişinin kendi anlama yeteneğini başkasının yol göstericiliği olmadan kullanamaması demektir. Kendi kabahati olması da, bu ergin olmamanın, anlama yeteneğinin eksikliğinden değil, başkasının yol göstericiliği olmadan bu yeteneği kullanma kararlılığı ve cesareti eksikliğinden kaynaklanması demektir.
Edebiyat
i. Kant, "Beantwortung der Frage: Was ist Aufklierfung", op cit, 5.53.
Yüzyılımızın dönemecinde, insan haklarını koruma gerekliliği konusunda en azından sözel bir oybirliği vardır. Ne var ki, insan haklarının korunabilmesi için, onların bütün politikaların ana amacını oluşturması gerektiğinin farkında değiliz daha. Ve nelerin demokratik karar konusu olabileceğinin, nelerin olamayacağının; ayrıca demokrasinin bir amaç değil, bir devlette kamusal olanı yönetme biçimi olduğunun da yeterince farkında değiliz.
Demokrasi kavramıyla ilgili olarak sorulabilecek temel sorulardan biri, demokrasiden bugün, Kant'ın dediği gibi bir devlet biçimi veya düzenimi, yoksa bir yönetim biçimini (kamusal olanı bir yönetme biçimini) mi anlamanınnuygun olduğudur; çünkü bugün demokrasi her ikisi sayılıyor: demokratik bir biçimde yönetilen krallıklar olduğu gibi, seçimle başa gelen bir oligarşi tarafından yönetilen devletler de var dünyamızda.
Edebiyat
Prof Dr. İoanna KUÇURADİ-Yirmibirinci Yüzyılın Eşiğinde Demokrasi Kavramı ve Sorunları