Alper

Alper
@Alpertev
Bolu
58 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Halkı yadsıyan kim? Bunlarla birlik olmadığını söylüyorum. Her işi yapacaklar, halk adına yapacaklar; peki, halk nerde? "Onu diyoruz biz de," dedi Yurdagül. "Halk bir ortaya çıksa bütün gücüyle, görkemiyle, sorun kalmaz... Sürecek yoksa" Tartışmaya mı gireceğim bu kızla? Yapsınlar bakalım ne yapacaklarsa halk adına! Halk ortaya çıkmıyor işte! Ara sıra homurdanıp durur, o da ateş bir yerine değerse. Sizler cayır cayır yanarsınız; analarınız, babalarınız bir de... Ah bu ülkenin umutsuz çıkmazı!.. Halk sürünür. İnsanlar acılara batar; herkes bir yol arar, kimse bulamaz! Ülkeyi kurtarmaya şimdi de bunlar çıktı. Kendilerini bile kurtaramayacaklar.
Siyaset
Reklam
Güven ancak bilmek ve bilmemek arasındaki bir durumda mümkündür. Güven, hakkındaki bilgisizliğime rağmen Öteki ile olumlu bir ilişki kurmak demektir. Bu da bilginin mevcut olmadığı durumda eylemi mümkün hale getirir. Her şeyi önceden bil- mem durumunda güven gereksizdir. Şeffaflık her tür bilgisizliğin ortadan kaldırılmış olduğu bir durumdur. Şeffaflığın hâkim olduğu yerde güvene yer yoktur. "Şeffaflık güven yaratır" yerine "şeffaflık güveni ortadan kaldırır" demek gerekir. Şeffaflık talebi, güven kalmadığında yüksek sesle dile getirilmeye başlar. Güvene dayanan bir toplumda mütecaviz bir şeffaflık talebi olmaz. Şeffaflık toplumu, azalan güven nedeniyle kontrole önem veren bir güvensizlik ve şüphe toplumudur. Yüksek sesle dile getirilen şeffaflık talebi toplumun ahlaki temelinin kırılganlaşmış olduğunun ve dürüstlük, doğruluk gibi ahlaki değerlerin giderek önemini yitirdiğinin bir göstergesidir. Çökmekte ahlaki merciin yerini yeni toplumsal buyruk olarak şeffaflık alır.
Felsefe
Hac yolculuğu anlatısal bir olaydır. Bu nedenle de hac güzergâhı olabildiğince hızlı katedilmesi gereken bir geçit değil semantik açısından zengin bir yoldur. Kefaret, şifa ve şükran gibi anlamlarla yüklüdür yolculuk. Bu anlatısallık nedeniyle hac yolculuğu hızlandırılamaz. Bunun yanı sıra hac yolu bir Ora'ya geçiştir. Hacı, zaman açısından, selamete kavuşmayı umduğu bir geleceğe doğru yolculuk etmektedir. Bu anlamda turist değildir. Turist, mevcut zamanda, burada ve şimdide kalır. Gerçek anlamda yolda değildir. Yolların kendine has bir anlam ve önemi yoktur çünkü görülmeye değer değildirler. Yolun zengin semantiği, anlatısallığı turistin bilmediği bir şeydir. Yol anlatı gücünü hepten yitirir ve boş bir geçit haline gelir.
Düşünce
Seçimler yapıldı. Davavekili Beşir, Muhtar Kazım'ın dörttebiri kadar bile oy alamamıştı. Oy vermeye giden köylüler birbirlerine şöyle diyorlardı: Bize yol ilazım, su ilazım, damızlık hayvan ilazım, pangadan grado ilazım, tohumluk ilazım... Bu Beşir olacak herif bunca yıldır kendini bilem onaramamış, gasabaya ne hayrı olur... Beceriksizin biri! Gari oynatmasını bilmez, böyük adam ağırlamasını bilmez, elinden bir iş gelmez. Oyunuzu Kâzım Efendi'ye verin. O seçimden sonra belediye reisliğine adaylığını koyanlar, şöyle propaganda nutku vermeye başladılar: - Vatandaşlar!.. Beşyüz sığırım, dört çift öküzüm, dört de karım var. Beşyüz dönüm tarlam var. Haftada bir karı oynatırım. Bütün bunları açıkgözlüğüm sayesinde altı ayda yaptım...
Siyaset
Aklına nereden esmişse esmiş, Selçuklunun, tıpkı bugünlere benzeyen son dönemini hatırlamıştı. Rükneddin'in veziri Muineddin Pervâne önce post dâvasına, sonra da can kaygısına kapıldı ve Moğollarla bir olup onları devletinin üzerine saldırttı. Sonunda devlet, bir süre için, o sefil, o minicik zamanları boyunca Muineddin'e kaldı. Ama bu arada Moğol barbarlığı köyler, kentler yaktı, ocaklar söndürdü, binlerce cana kıydı. Ne o, bir pervâne kadar değer taşımayan bir can kurtuldu, pervaneyi yakan mumu gül okşayışına döndüren iktidar ateşi muradına erdi, Muineddin köpeği devleti kemik yaptı.
Siyaset
Reklam