Aşk denilen şey dilde çoğaldıkça anlamını yitirdi. Güven, fısıltılarda satılığa çıkarıldı; sözler arkadan dolaşıp yaraya dönüştü. İlişkiler, iki yüreğin buluşması olmaktan çıkıp sessiz bir rekabete dönüştü. Aldatmayı yalnız bedende arayanlar, gözlerin ihanetini görmezden geldi. Kadın, erkek fark etmiyor; herkes birbirini tartıyor, kolluyor, bekliyor. Ve “aşkım”, “seni seviyorum” en çok söylendiği çağda, en az hissedilen sözler oldu.