Anne gitti. Bazen dışarı gidiyor.
Bir tek ben varım. Ben, arabalarım ve battanim.
Eve geldiğinde kanepede uyuyor. Kanepe kahverengi ve yapış yapış. 0
yorgun. Bazen battanimi üzerine örtüyorum.
Bazen de eve yiyecek bir şeylerle geliyor. O günleri seviyorum. Ekmek ve
tereyağımız oluyor. Bazen de makarna ve peynir oluyor. En sevdiğim.
Bugün annem gitti. Arabalarımla oynuyorum. Yerde çok hızlı gidiyorlar.
Annem gitti. Geri gelecek. Gelecek. Annem ne zaman gelecek?
Artık karanlık oldu; annem yok. Tabureye çıkınca lambanın düğmesine
ulaşabiliyorum.
Aç. Kapa. Aç. Kapa. Aç. Kapa.
Aydınlık. Karanlık. Aydınlık. Karanlık. Aydınlık.
Acıktım. Peyniri yedim. Buzdolabında peynir var.
Mavi tüylü peynir.
Annem ne zaman eve gelecek?
Bazen eve onunla geliyor. Ondan nefret ediyorum. O gelince saklanıyo-
rum. En sevdiğim yer annemin dolabı. Anne kokuyor. Annemin mutlu oldu
ğu zamanlar gibi kokuyor.
Annem ne zaman eve gelecek?
Yatağım soğuk. Ve açım. Battanim ve arabalarım var ama annem yok.
Annem eve ne zaman gelecek?
Sevme beni göze güzel gözüken görkemim için,
Sevindiren gözüm ya da yüzüm için,
Ne de dışarıdan görünen hiçbir şeyim için.
Hayır, bir kalp için de değil değişmeyen!
Çünkü bunlar bozulabilir ve hastalanabilir:
Ayrılırsak biz ikimiz.
Sakla, Gerçek bir kadın gözünü, onun için
Ve beni hâlâ sev, neden olduğunu bilmeden!
Sebebin böylece yine aynı kalır
Hep benim üzerime düşmek için
youtu.be/b8P805_q9ro