" Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var, " dedi. " Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansı sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün... Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?"
Kendimizi, olağanüstü yaradılışımızı basitleştirmek için adeta olağanüstü bir çaba sergileriz. Üstelik bunun farkında da olmayız. Olsaydık olmazdık. Biz, olmamayı gönül rahatlığıyla kabul edip kendimizi, var oluşumuzu unutmak için neler yapmadık ki? Kendi istemimizle gerçekleşen arzularımıza boyun eğen dimağamız, bir ömür hücrede yaşamaya mahkum bırakıldı tarafımızdan. İşte, bu hücrede, kapitalizmin zevk tohumları içerisinde, ne kadar da tılsımlıydı mutluluğumuz...