Delilerin arasında kendinizi gitgide daha çok rahat hissediyorsunuz; sadece başkalarının de ğil, kendinizinkiyle de barışıyorsunuz. Bana göre hepimiz kendi mize göre farklı şekillerde deliyiz.
Kişiliklerimizin gelişimi tecritte gerçekleşmiyor, başkalarıyla kurulan ilişkiler aracılığıyla oluyor. Görünmeyen, hatırlanmayan kuvvetler tarafından şekillendirili yoruz, tamamlanıyoruz : ebeveynlerimiz.
“ Sanırım çevirmenlik böyle bir şey . Konuşmak da . Karşındakini dinlemek ve kendi önyargılarının ötesine geçerek onun ne söylemeye çalıştığını anlamaya çalışmak. Kendini dünyaya göstermek ve bir başkasının anlamasını ummak . “
Doğuştan gelen, mükemmel bir şekilde an- laşılabilir bir dil yoktu; ne İngilizce, ne de Fransızca, tek bir dil oluşturmaya yetecek kadarını kaldırabilecek, özümseyebilecek bir aday yoktu. Dil sadece farklılıktı. Binlerce farklı görme ve dünyayı keşfetme biçimiydi. Hayır; bir dünya içinde bin dünyayı. Ve çeviri - her ne kadar nafile olsa da, bunlar arasında gezinmek için gerekli bir çabaydı.