Plath bu kitabında kendini anlatır aslında. Başarısız intihar girişimlerini, hayal kırıklıklarına değinir bu kitabında Plath'e daha yakın oluruz hissederiz onun acılarını. Okumaktan asla pişman olmadığım aksine her sayfasında Sylvia sen ne mükemmelsin dediğim kitap. "Bin yıllık evrim ve hala hayvandan farkımız yok."
Beğendiğim bir kitap ama çok bir beklenti içine girilmeden okunmalıdır. Veronika tüm umutsuzluğundan sıyrılıp yavaş yavaş yeniden yaşama sevinci kazanmaya başlıyor. Ayrıca deliliği sorgulayan kimin zeki kimin deli olduğunu düşünmeye itiyor.
Devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi sözü işte bu kitabın ilk cümlesidir. Bir devrim romanı tol. Okurken kendinizi kaybedebilir, kendinizi bulabilirsiniz. Sorgulamaya iten bir kitap. Yerlileri, ibneleri, kadınları, çocukları, sakatları, bitkileri, hayvanları, taşı, toprağı sevicez ama en çok da ayyaşları.
Yahu ne güzel kitapsın sen öyle Ah'lar ağacı... İnsanın içine işleyen, benzetmeleriyle yüzümüzde gülücüklere sebep olan kadın Didem Madak sen ne güzel bir kadınsın.
Okurken bol bol gözyaşı dökmenize sebep bir kitap Yeşil Yol Joh Coffey'nin (coffee değil) masumiyetini iliklerine kadar hissetmenize sebep. İnsanın kitabın içine girip o zenci deve sımsıkı sarılası geliyor yalnız hissetmemesi için. Filme de çok iyi aktarılmış ama asıl okunması gereken kitabı kesinlikle.