Size bir şey sormak istiyorum dedi. Konumuzla doğrudan doğruya ilgili değil ama yine de sormak istiyorum. Herhangi bir şeye hâlâ inanmakta mısınız ?” “Oh evet. Kutsal bencilliğe inanıyorum. Katı kalpliliğe! Yalana! Ve insan yüreğindeki umursamazlığa inanıyorum!!
Bir hayvan neden hayvandır? İnsanı farklı yapan nedir? İnsan üstün müdür? Neden?
Eğer seni içeride tutanın ne olduğunu keşfedemezsen, dışarı çıkma isteğin zamanla zayıflar.
Bir yalanı tek başına ortaya çıkarırsan büyük bir fark yaratmayabilir. Ama bunu hep beraber yaparsanız fark edilir. Keza bir yalana da böyle kapılırsınız. Herkes gibi davranmak zorunda hissedersiniz. Bu düzende yerini almak istemeyenlere yem verilmez, aç ve yalnız kalırsınız.
Bizim evde bırak eti, şekeri, başka şeyleri, ekmek yoktu, ekmek. Annemin içini çeke çeke ağlamasını duyarak az mı uyandığım olurdu sabahları erkenden. Başını elleri arasına almış, sessizce ağlardı. Çünkü çocukları uykudan kalktıkları zaman, ellerine birer parça ekmek veremeyecekti. Oysa ki, uyanınca bizim ilk sözümüz şu idi:
— Anne, açız. Ekmek ver!