Bir cinayet kitabı okuyacağımızı zannederken , geçmişin izlerine şahit oluyoruz . Kitabın sonunda hem şaşırıyor hem de ters köşe oluyoruz. Çok severek ve beğenerek okuduğumuz bu kitap aynı zamandan Pera Palas Oteli’nin büyülü ortamında geçiyor . Mizzi Markiz ‘den alınan intikam bir nebze de olsa bizleri rahatlıyor . Hafiye Demirbey’i bile kurgusu şaşkınlığa uğratıyor kitabın .
Dil ve anlatım yönünden yavan gelen bir kitap oldu ve mevcut dişil dil beni yordu . Tavsiye eder miyim bilmiyorum ama uzun süredir kitap okumuyorsanız ve yeniden alışkanlık kazanmak için okunabilir. Osman da Osman kısmı leitmotife örnek gösterilebilir ama bu kadar sık tekrarlanması da sıkıcı olmuş . En çok etkilendiğim yer ise mezarlık ziyaretlerinin ne kadar da anlamsız olduğu ! Bazen rutinler ne kadar da gereksiz olsa da yapılıyor .