Frankl’a göre hayatta anlam bulamadığımız zaman ortaya çıkan boşlukla baş etmenin bir yöntemi olarak bağımlılıklara sarılırız.
Bağımlılık, kişinin hayatında anlam bulamadığı,arzusuna temas edemediği ve de hayattaki yönünü kaybettiği anlamına gelebilir. Frankl’a göre bağımlılıklardan kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde çıkmanın yolu anlam bulduğumuz, bulduğumuz anlamlara sahip çıktığımız hayatlar sürmektir.
Özentilik kıyafette,görüntüde değil, çelinen akılların değerlere sahip çıkamayan güçsüzlüğündeydi. Kendi köklerinin kıymetini bilmeyenler kendi özgüçlerini de işleyemezlerdi.
Ancak dikkatten kaçabildiğin kadar ıssızdın ve istediğin zaman ıssız olabildiğin kadar da özgür.
Issızlıktı insanı kendine getiren. Issızlığımızda hissettiğimiz konfor kadar gerçek değil miydik kendimize ?