Yaren.

Yaren.
@Arcturu_s
.
Unutma, seni benden daha çok seven asla
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dün Seni Sevdim. Bu Günde Seni Seviyorum. Öbür Gün Borcum Olsun, Yaşarsam Söz Yine Seni Seveceğim…! Nazım Hikmet Ran
Hani derler ya kalana mı zor gidene mi diye. Kalana zor bence... Giden zaten hazırlamıştır gideceği yeri. Kafasında kurmuştur türlü ihtimalleri. Gitmek eylemine masumane bir elbise dikmiş, giydirmiştir onu güzelce. Haklı sebepleri de vardır sorsan... Doldurmuştur kendi kendini; tüm işaretler gitmeyi göstermiştir ona. Oda gitmeyi seçmiştir nihayetinde. Unutmak da o kadar zor değildir hem ona göre. Kalanınsa yoktur tüm bunlardan haberi. O hep öylece kalmayı düşlemiştir beraberce. Ne sığınacak bir limanı vardır ne gidecek bir şehri. Gitmek kadar mağrur bir eylem de değildir onunki, terkedilmektir ona kalan, aşağılık bir olgudur başına gelen. Sussa bir türlü konuşsa bir türlü... Karşı çıksa gideni üzer, kabullense kendini... Konuşsa gidene zulüm, sussa kendine... Gidenin yoktur böyle dertleri. Geri dönmek gibi bir seçeneği bile vardır pişman olma ihtimaline karşı. Kalanın tek seçeneği beklemektir. Unutmak seçeneklere dahil değildir hiçbir zaman. Unutmak bir seçenek değildir çünkü. Unutmayı sen seçmezsin. Unutmak seni seçer. Zamanı geldiğinde unutursun yaşananların büyük bir kısmını. Ama dediğim gibi; zamanı geldiğinde... Zamanı ise gelmez bir türlü. Aylar geçer yıllar geçer sen vazgeçemezsin. Gitmek buruk bir tat bırakmıştır ağzında. Sen kalan olmuşsundur o giden. Sen umut besleyen, o vazgeçen. Gidenler bilmez böyle şeyleri, kalanlar bilir. Sorsan en zor şeydir gitmek. Hem kendi seçmemiştir bunu. Sen onu gitmeye itmişsindir. Gitmek zorunda kalmıştır ve gitmiştir. İnan senin kadar o da acı çekmiştir. Gidenin sığındığı bir yer vardır elbet. Sığınacak bir yeri yoksa bile nedenleri vardır. Nedenlerine sığınır. Kalanın ise hiçbir şeyi yoktur, yalnızdır. O yüzden gidene değil kalana zordur her şey.
Biliyor musun bu sabah sana sarılmanın hasretiyle uyandım. Her gece hayaliyle uyuduğum gibi.. Benim hep koşmak istediğim, yüksekliğine hayran olduğum o uçurumdun sen ,atlamak istedim, dağı da senin taşı da dedim, sana karışmak istedim,adım dahi atamıyorken . Hep ne bu cesaret dedim kendime. Kırılacaksın dedim üzüleceksin dedim. Bir kuşun fıtratında uçmak varsa sen onu kalbinin kafesine hapsedemezsin dedim. Ve yine ben dinlemedim kendimi. Bir kelimeye hasretken yıllar istedim. Çok sevdim sevdiğim seni , ateşten eli yansa da ateşe sevdalı o çocuktum ben. Dokunamadım , hissedemedim ama hep sevdim ateşi . Hep gördüm o kalbindeki minik kıvılcımı . Yaksın kül olayım isterken rüzgarda yok oldum. Kabullen diyorsun da ben nasıl kabulleneyim oksijene muhtaç olmadığımı. Hep böyle olmamalıydı dedim ,böyle bitemez dedim , seviyorum dedim ,gitme dedim ama bilmiyordun ki hepsini tek bir hoşçakala sığdırdım. Elbet olacak dedim elbet o bastırılmış duygular birinde açığa çıkacak dedim neden ben olmayayım dedim. Hata şuydu ki ben kendime fazla güvendim. Kaçmaz sanıp bıraktım uçurtmamı. Yaralı bi ceylandın gözümde sen ,yaranı sarmak istedim ,gözyaşlarını silmek istedim , her şeye rağmen o cennet bahçesi kalbinden öpmek istedim, ama ürkektin işte dokunsam sarardım belki yaranı dokundurmadın , belki yuvana gittin ama hayatıma girmiştin çoktan. Ben bulamayacağımı bile bile o ceylanı aradım, iyileştirmeme izin vermeyeceğini bile bile onu sevdim. Şimdi hangi yargıç suçsuz çıkarabilir beni? Ben her şeye razıydım oysa ki... Demem o ki sevdiğim ne aşkın yüktür bana ne derdin, bir mevlana kadar olamasam da -gel ,ne olursan ol gel- ,kendi ellerimle kazdığım çukur mezarım olsa dahi suçlayamazsın kendini... Bir sonraki saniyenin garantisi olmayan bu dünyadan içimdeki keşkelerle gitmek
Ne biliyor musun. Bazı şeyleri çok merak ediyorum. Ama en çok merak ettiğim şey sensin. Mesela hasta mısın şu an? Başın ağrıyor mu? Üşüyor musun? Sıkıca sarılabilirim çünkü. Korkuyor musun? Elini tutup bir daha asla bırakmam. Ağlıyor musun? Ömrümün sonuna kadar gözyaşlarını silebilirim. Ağlama. Gülüyor musun? Ben hep gülüşünü izlerim. Yaşamak istiyorum ama ben seni. Güldüğün şeylere beraber gülmek istiyorum. Ağladığın zaman bende ağlamak, korktuğun zaman bende korkmak istiyorum. Heyecanlı olduğun zaman kalbinin atışlarını dinlemek istiyorum. Saatlerce gözlerinin içine bakmak, istediğim zaman öpmek istiyorum. seni seveyim. Saçlarınla oynayayım. Kusurlarınla dalga geçeyim ama en çok da ben seveyim onları. Biraz sen öp, biraz ben. Biraz sen sarıl biraz ben. Kapıyı açtığımda kocaman bir ayıcıkla karşıma çıkan sen ol. Başkası değil. Düştüğümde gülüp, sonradan yardım eden de sen ol. Sesim güzel olmadığı halde şarkı söylememi iste, söyleyince de gül ama yine de sen sev. Başkası değil. Çikolatalarımı gizli gizli yiyen de sen ol. Sürekli sana uzun mesajlar atıyorum. Yazı yazmayı seven insanım ben. Çok konuşuyorum kızıyor musun bana? Korksam sarılır mısın, öper misin defalarca boynumdan? Ağlasam siler misin sende benim gibi göz yaşlarımı, ''ben hep buradayım'' der misin..