Tanrı'nın azizlerine layık göreceği türden mutlu günler yaşıyorum; bundan sonra başıma ne gelirse gelsin, sevinçleri, yaşamın en saf sevinçlerini tatmadığımı söyleyemem.
Varlığın sırlarını açıklayamayıp, işi nihayet bir ilahî tiyatro oyununa döken, kendi kavrayışlarınca tanrılar arası gelişmeleri drama diline aktaran ve açıkçası eğlenen Eski Yunanlıların zihni ile, kainatı tektanrılı dinlerin öğrettiği şekilde, en üst ve gelişmiş biçimiyle kavrayan ve bu inancı hep koruyan güya ilkel ve göçebe Türk zihni arasında dağlar kadar fark vardır.