Babam kırk üç yaşında öldü, ben on beş yaşındaydım. Bugün ondan daha yaşlıyım.
Onu daha iyi tanımamış olmaktan dolayı üzgünüm.
Bundan dolayı ona kızgın değilim.
Şimdi büyüdüm, yaşamın zor olduğunu biliyorum ve hayatı daha dayanılır kılmak için “kötü” yollara başvuran kimi daha hassas insanlara kızmamak gerektiğini de.
Bana ilk kez bir sigara ikram ediliyordu, çok gururlanmıştım. Markası Gitane idi.
Sigarayı yaktım, sonra dumanını iyice içime çektim ve öksürmeye başladım; gözlerim yaşla doldu, az kalsın boğuluyordum, sırtıma vurmak zorunda kaldılar. Tıpkı, doğduğum gün, babamın yaptığı gibi.
Büyük olarak yaşamım kötü başlıyordu.
Babamın doktor olduğunu biliyordum ama bir filantrop olduğunu bilmiyordum.
Gidip sözlüğe baktım: “Kendini bütün insanları sevmeye adamış kimse” demekmiş.
Acaba daha büyüyüp adam olmamış mıydım?